Bengü taşları Türklerin taşa kazıdığı yazıtlarıdır. İlk önce Yenisey taraflarında bulunmuş, 1800 yıllardan sonra Orhun bölgesindekiler açığa çıkarılmıştı. Bunları çalışan Finli, Danimarkalı ve Rus bilim adamlarıdır. Bunların okunması çok kolay olmamıştı. Yazıtlar okunduğu zaman dünya ilim âleminde çok ses getirmişti. 

     Yazıtların okunması ilk önce Tanrı ve Türk kelimesinin sökülmesi ile başlamış, bunları Thomsen okumuş, yazıtların Türkçe olduğu anlaşılmıştı. Ahmet Mithat Efendi,  Paris’te katıldığı kongre de Thomsen’in yayınlanan kitabını Türkiye’ye getirmiş ve Necip Asım’a vermişti, o da kitabı ve yazıtları ülkeye tanıtan bir risale yazmıştı.

     Türk kağanları ve Beyleri mühim olayları taşa kazımayı bir gelenek haline getirmişlerdi. Orhun Bengü Taşlarından anlıyoruz ki, , “Hükümdar Bilge Kağan'dı, fakat kardeşi Kültigin'le birlikte ülkeyi idareyi ederdi. Kendilerinden daha yaşlı ve tecrübeli Tonyukuk (ö.725) yanlarındaydı. Tonyukuk,  düşmanları olan Çinlileri iyi tanırdı çünkü yıllarca onların esiri olarak kalmış,  ıstıraplı yıllarında geniş bir tecrübe kazanmış, ufku genişlemişti. O Çinlilerin nasıl düşündüklerini bilir, her taraftan gelen istihbarat haberlerini takip ederdi. Halk kendi havasında iken o düşmanın baskınını düşünür, onlara nasıl karşı koyacağını planlardı. 

Prof. Dr. Muharrem Ergin' abideler için yazdığı kitabın önsözünde şöyle yazmaktadır.:

     "Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği İlk Türkçe metin... İlk Türk tarihi... Taşlar üzerine yazılmış tarih... Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması... Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri... Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası... Türk askeri dehasının, Türk askerlik sanatının esasları... Türk gururunun ilahi yüksekliği... Türk feragat ve faziletinin büyük örneği... Türk içtimai hayatının ulvi tablosu... Türk edebiyatının 'ilk şaheseri... Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri... Hükümdarane eda ve ihtişamlı hitap tarzı... Yalın ve keskin üslubun şaşırtıcı nümunesi... Türk milliyetçiliğinin temel kitabı... ·Bir kavmi bir millet yapabilecek eser... Asırlar içinde milli istikameti aydınlatan ışık... Türk dilinin mübarek kaynağı... Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği... Türk yazı dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkartan delil... Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika... Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser... İnsanlık âleminin sosyal muhteva bakımından en manalı mezar taşları... Dünyanın bugünkü belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında l250 sene evvelki Türk ikazı.

     Okuyanların bir destan anlatımı ve güzelliği bulduğu bu satırlar devlet adamı sorumluluğunu da hatırlatır.”

Duyduğumuz sesler “Bodun’a -boylar topluluğuna,  semavi vatana veya devlete, boya, aileye, belki and yemini ile bağlı, Erler birliğine; Türk töresine sadık; halka şefkatli; yiğitçe, fakat realist duyguları olan, cesur, alp sesleridir. Türk töresine vefanın en etkili ifadesi Bilge Kağan’dan duyulur. 

Sözümü tam olarak işit : Sonraki küçük kardeşlerim, oğullarım ve boyum!.. Türk Oğuz beyleri, boylar işidin! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.