Orta Asya kökenli bir kavim olan, Sakalar, İskit adıyla da anılmaktadırlar, bin sene boyunca tarih sahnesinde kalmışlardır. Onlar Bozkır Medeniyetinin ilk temsilcileri olarak kabul edilmektedirler. Çin Seddi’nden Tuna’ya kadar olan yerlerde hüküm sürmüşlerdir. Menşei üzerine tartışmalar yapıldıysa da onların Türk kavimlerinden olduğunu söyleyebiliriz. Onlar yaşadıkları zamanlarda dünya üzerinde derin izler bırakmıştır.

     Sakalar hakkındaki bilgileri onlarla irtibatlı olan kavimler sayesinde biliyoruz, bunlardan, Asurlular, Sami kökenli kavimlerin kuzey koludur ve Mezopotamya’nın kuzeyinde yaşamışlardır. Ülkesinin kuzey bölgelerini m.ö. 700’lü yıllarda Sakalar işgal etmiştir. Perslerin çivi yazılı metinlerinde ve Daryus’un  Behistan kitabelerinde onlar hakkında bilgiler vardır ve Saka diye adlandırılmaktadır. En geniş bilgiler ise Grek-Yunan kaynaklarında mevcuttur. Onlara İskit diye hitap ederler. Herodot, yaşayışları, gelenek ve görenekleri, yaptıkları savaşlarla ilgili bilgi vermiştir. Başlarına sivri başlıklar takan, pantolon giyen, yay ve hançer ve balta taşıyan insanlar olara belirtir. Tıp alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hipokrates’in verdiği bilgiler ise çok önemlidir. İskit Çöl’ünde yani bozkırda bulunduklarından, üstü keçeyle kaplı arabalarda yaşadıklarından,  kadın ve çocukların arabalarda, erkeklerin ise at üstünde gittiklerinden bahsetmiştir. Anlatılan yaşayış şekli Hun ve Göktürklerin hayat tarzıyla benzerlikler göstermektedir. Çin kaynaklarından, Sakaların doğu Türkistan’da geniş sahalarda yaşadıkları anlaşılmaktadır. İran Hamadan’da bulunan altın kitabede Soğdonya’nın ötesinde Saka’ların oturduğu yerler “Para Sugdam” bölgesi Fergana’dır.

     Dünya tarihinde göçlerin, kavimlerin, milletlerin yenilenmesi, değişime uğraması açısından büyük etkisi olmuştur. Bu göçlerin büyük kısmı Asya içlerinden yapılmıştır. Turanî bir kavim olan Sümerler, iç Asya’dan ön Asya’ya göç eden ilk kavimdir ve m.ö 3100 yılında yazıyı icat etmiştir. M.Ö. 800 yıllarda meydana gelen kuraklık sonucu, otlak sıkıntısı başlamış, kavimler birbiriyle savaşmış, doğudan batıya birbirlerini sıkıştırmaları sonucu tarih sahnesine çıkan Sakalar bu tarihte Kimmerler’in ülkesine yayılmışlardır. Kimmerler’i yurtlarından çıkaran Sakalar, Urartularla andlaşma yapmışlar, Azerbaycan, İran ve Ön Asya’ya yayılmışlar, Medler’in egemenliğine son vermişler, Anadolu’yu varıp, doğusunda izler bırakıp, Mısır sınırına dayanmışlardır.

     Arkeolojik buluntularda da onlara ait çok kıymetli malzemeler bulunmuştur. Sanatları,  Bozkır Göçebe Üslubu olarak tanımlanmıştır. Bir at koşumundaki ayrıntılar şöyledir:  Eğerlerin üstündeki minderler otla veya geyik tüyü ile doldurulmuş, kolon tokaları boynuzdan yapılmış, eğerlerin kaplamaları geyik ve kartal figürleri ile süslenmiş, gemlerin süslemesi geyik boynuzu, alınlık kayışlarında kuş ve aslan figürleri kullanılmıştır,

     Sakalar, diğer Türklerde olduğu gibi Gök ve Yer Tanrılarına ve ayrıca Aile Tanrılarına inanırlardı. İnançlarında Şamanizm’ e ait unsurlar bulunmaktaydı,  köklü bir gelenek olan ruhun varlığına inanış çok mühimdi.  

     Kazakistan Almatı yakınlarındaki Esik kurganında bulunan yazının Türkçe olduğu ve Göktürk yazısının prototipi-öncüsü olduğu bilim adamlarınca belirtilmiştir. Perslerin hakimiyetindeki  Sus civarında bulunan çivi yazılı metinlerde pek çok Türkçe kelime bulunmakta olup, metinler Sakalar’a ait Türkçedir.Yine bu kurgan’dan çıkarılan Altın Elbiseli Adam Türk Kültür tarihinin muhteşem bir nişanesidir.

     Keltler ve Asyalı Türk kavmi Sarmatlar’ın baskılarıyla güçten düşen Sakalar, M.S. 2 asırda Güney Avrupa ilerleyen Gotlar tarafından ortadan kaldırılmışlardı.

     Sakaların gelenek ve görenekleri, teşkilatçılıkları, hayat tarzları, Hunlar ve Göktürklerle aynıdır ve onların devamı olduklarını çok bellidir. Sakaların yaşadığı topraklar, münasebette bulunduğu kavim ve milletler, bugünkü mevcudu da şekillendirmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.