Türklerin İslam ile tanışmalarından sonra tasavvuf onlarda mühim yer işgal etti. Onunca asırdan itibaren tasavvuf bütün İslam dünyasında hızla yayıldı.Tasavvuf yumuşak ve kaynaştırıcı özelliği ile ince insan yetiştirme ve cemiyetle bir olmayı sağladı. Türkler kendine has mekteplerini oluşturdular. Kübrevilik, Halvetilik, Mevlevilik, Yesevilik bir takım Türk tarikatlarıydı .

     Ahmed Yesevi’nin kurduğu mektep kendinden sonraki bir çok mektebi çıkarmış ve çoğaltmıştır. Onlar için fütüvvet yani cömertlik ve cesaret en önde gelen unsurların başındadır. Türklere ait tasavvuf mektebinin en önemli özellikleri cemiyetle ve devletle içiçe olmalarıdır. O devirlerden itibaren alperenler birçok topraklarda yerleşmiş iskan politikalrına yardımcı olmuş Türk düşünce ve inançlarını uzak diyarlara ulaştırmışlardır. Tekkeler ortaya çıktıklarında ilim ve imanın temsilcileriyle uyum içinde birlikte hareket etmişler birbirlerine güç katmışlardı.

     Selçuklu ordusu  1048’de Erzurum’u fethettikten sonra Pasin ovasında Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattığında Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, Bizans imparatorunun isteğiyle esirlerden Gürcü prensini fidye almadan serbest bırakıp elçisiyle birlikte İstanbul’a yolladı. Bu elçi, imparatordan İstanbul’daki caminin onarılmasını ve Tuğrul Bey adına hutbe okunmasını, vergi verilmesini istedi. İmparator camiyi tamir ettirmiş, hatta caminin mihrabına Tuğrul Bey’in sembolü olan ok ve yay işaretini koydurmuş, ancak vergi ödemeyi kabul etmemiştir.(1 ) Hilafetin merkezi olan  Bağdat’ta Şii baskası sebebiyle halife hürriyetini kaybetmiş ve eli kolu bağlanmış bir vaziyette idi.  Tuğrul Bey, 1055 senesinde bütün gücünü kaybeden Abbasi Halifesine yardım etmiş ve  ordusuyla Bağdat’a girmişti, o zamandan itibaren Türkler islamın fiili koruyucusu olmuşlardır. 

     Türklerin İslama katkısı, bir inancın ve medeniyetin tesisi yalnızca kılıç gücüyle olmamış, yeni ve mevcut yerleşimlerde, ibadethanelerin yanına, tekkeler inşa edilmiş, bütünlük içinde, toplumla kaynaşma sağlanmıştır. Manisa’da Revak Sultan  Kırtık Baba, Yolageldi Baba, Haki Baba , Karaca Ahmed Sultan  Horasan Erenleridir.Bu dervişler bir çok toprağın olduğu gibi Anadolunun Türkleşmesinde, yeni devletlerin kurulmasında çokça hizmetleri olmuştur. Onlar  sulh zamanlarında cemiyetin nizamının sağlanmasında yardımcı oldukları gibi, savaş zamanalrında yapılan  seferlere etrafıyla birlikte katılmışlardır.

     Tekkeler zamanında toplumun eğitildiği  insani özelliklerin verildiği, musıki ve güzel sanatların icra edildiği, huzur terapisi yapılan, empati kurulan  bir nevi sosyal kurumlar olmuştur. Zamanla birlikte hareket ettikleri ulema sınıfıyla çatıştıkları da görülmüştür. Türkler bu inandığı din adına, İslam’a şerefle hizmet etmişler, kendilerine ait iman ve yaşama uslubuna sahip olmuşlardır. Sonraki zamanlarda  ilim ve iman cephesindeki durgunluk ve kendini yenilemeyiş, daha bir çok sebebin ilavesiyle çatışmalar meydana getirmiş, bozulma ve değişikliklere yol açmıştır. Şimdilerde ise temsilcilik yoktur, fakat asırların mirası,  milletimize sirayet etmiş ve birikim bırakmıştır.

      Bazı tarih bilmez ve cahiller, inancında Arabın ve benzerlerinin mahalli ve görünüş taraflarını taklit etmektedirler. Türk Milleti, asırlar boyunca kendi kimliğiyle, inanç ve yaşayışıyla bütünü kucaklamıştır.

1- Faruk Sümer İslam Ansiklopedisi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.