Bir kişi doğar, konuşmasını öğrenir, sonra ana babasından gelen bilgiler ile ilk öğrenmelerini yapar. Daha sonra okul öncesi eğitim başlar. Temel bilgileri alır. Daha sonra ilk okul safhası başlar. Daha sonra orta, lise ve gidebilirse üniversite. Bu ara kişiliği gelişmeye başlar. Bunda etken olarak ilk önce aile, çevre ve eğitim faktörü çocuğun kişiliğini oluşturmada belirleyicilidir. Okuldan aldıklarımız bize yeterlimi? Hayır. Kişinin  kendini yetiştirmesi adına daha çok kişisel becerilerimiz olması gerekmekte. Bunu da öğrenerek elde ederiz. Bunun içinde daha çok bilgiye ulaşmamız gerekmektedir. Çağımız artık bilgi çağı. Ne kadar fazla bilgiye ulaşırsak , kendimizi ne kadar fazla bilgiyle mücehhez kılarsak o kadar toplumda ilerleyebiliriz. Yani elimizdeki bilgilerle yetinmeyip daha başka bilgilere ulaşarak kendimizi geliştirmeliyiz. İçimizde bulunduğumuz çağda bilgisizliğe yer yok. Hele geçmişe dönük olarak, geçmişe özlem duyarak hayal alemine dalıp geçmişle övünmek bu gün artık olmaması gereken bir olgu. Bulunduğumuz yerden bir adım ileri nasıl gidebiliriz sorusuna cevap bulmak gerekir. İletişim teknolojisinin dev boyutlara ulaştığı çağımızda, bizim artık geçmişle övünmek değil gelecek için neler yapmamız gerektiğinin bilincinde olmamız gerek. Bunun içinde bilgilenmeliyiz. Okuyup araştırmalar içinde olmalıyız. Katma değerli ürünler yapabilmek ve bu teknolojiye ulaşmak için özellikle genç kitleler çaba göstermeleri gerekir. Bu ortamı sağlamak için iktidar sahipleri de çaba içinde olmalıdırlar. Bunun için de önce serbest düşünceyi gençliğe vermeleri bu yolu açacak olanakları sağlamaları gerekiyor. İktidar sahiplerinin ilk görevi de bu olmalıdır. Mustafa Kemal’in de dediği gibi “Fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek” iktidarların görevi olmalıdır. Gelecek nesillerin önüne engeller konularak hür düşünceden onları mahrum bırakmak, biat kültürüne mahkum etmek iktidarların görevi değildir. Nesiller şahsiyetlerini, kişiliklerini bularak hür düşüncenin gelişmesini sağlamak için gerekli ortamlarda yetiştirilmelidir. Kişiliksiz, şahsiyetsiz kimselerin birilerinin arkasına sığınarak silikleşmesi toplumların yararına değildir. “Biz şu adamla varız, şu adam olmasa biz hiçiz, biz onun liderliğinde kimlik, kişilik buluyoruz” gibi sözler toplumun ön safhasında bulunan kişilere yakışmaz. Elbette ortak düşünceler, ortak fikirler  toplumun gelişmesinde önemli etken. Fakat ortak fikirlerinde oluşabilmesi için fikri hür, serbest düşünce çok önemlidir. Serbest düşünceyi oluşturabilmek için de ortamların oluşabilmesi gerekmektedir. Serbest fikir, hür düşünce olmadığı yerlerde gelişme göstermek mümkün değildir. Toplumun gelişmesini serbest düşünce geliştirir. Serbest düşüncenin olmadığı bir toplumda gelişmekten söz edilemez. Ayni düşünceye kilitlenen kafalar, beyni sökülmüş ve düşünceden arındırılmış beyni olmayanlar ülkeye nasıl faydalı fikirler oluşturacaklar. “Ben düşünmemeyim, benim yerime sen düşün” zihniyeti ülkenin bu günlerini hazırladı. İslam adı altında yalan yanlış bilgileri topluma dayatmak isteyen cemaatler var. Bunlar İslam’ın o güzel hak, hukuk ve insanı yücelten değerlerini ters yüz ederek kadın ve uçkur derekesine indirgemesi toplumunda İslam’ın yanlış anlaşılmasına neden olmuştur. Zaten okuma oranının düşük olduğu ülkemizde araştırma, sorgulama, neden, niçin, nasıl sorularının sorulmadığı bir ülkede doğrular nasıl bulunacak? Yanlış giden şeyleri eleştiri, hür fikir olmazsa nasıl önleyeceğiz ? Bir eğitim sistemi düşününki 17 yılda 15 kere değiştirilsin. Üniversite sınavlarında 300 bin kişi sıfır çeksin. Sonra da toplumun gelişmesi beklensin…Yetişen nesilleri birinin gölgesinde değil de kendi gölgesini  oluşturacak şekilde yetiştirmeliyiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.