Mersin Büyük Şehir Belediye Başkanı değerli ve kadim dostum, gönül ve ruh adamı Sayın Burhanettin KOCAMAZ  çalışmaktan fırsat bulursa şiir yazar ve yayınlar. Geçenlerde Tarsus’ta mahalli bir gazetede bir şiiri yayınlanmıştı, çevresindeki olumsuz tiplerden birisi için hiciv yazmış, bu şiir numarasız gözlük gibidir,  çevremizdeki bazı kişilere uyar diye yayınlamaya karar verdim.

       Adamlığı çok ucuza dağıttık/ El alem it dedi biz adam dedik/ Boya posa baktık adam belledik/ İte değer verdik, çok kazık yedik/xxxx Tutmadı verdiği onlarca sözü/ Fitneye fesada açıktı gözü/ Meğerse it imiş adamın özü/ El alem it dedi biz adam dedik/xxx Düzelir diyerek fazla bekledik/ Günlere çok fazla günler ekledik/Ofsayttan çok kötü goller yedik/El alem it dedi biz adam dedik/xxx  Adamı sandık ki toplumdan biri/Adamın itliği adamdan diri/ Yüzüne vuruyor kalbinin kiri/ El alem it dedi biz adam dedik/ xxx Dedikodu yalan sıradan onda/ Mayası bozuksa ne suç var unda/ Adamlık değeri sıfırdır bunda/ El alem it dedi biz adam dedik/xxx Çalıyı süpürür adam tepeden/ Anası insansa bu it nereden/ Acaba yanlış mı kaptı dereden/ El alem it dedi biz adam dedik/ xxx İşi bitene dek köpeklik eder/ İşi bitsin diye el ayak öper/ İşi bittiğinde aslına döner/ El alem it dedi biz adam dedik/ xxx Adam hiç utanmaz gönlünü eyler/ Eline düşenler bilmem ki neyler/ Bu itin adını siz koyun beyler/ El alem it dedi biz adam dedik/xxx Elbette kabahat biraz da bizde/ Bu yolda hiç takat kalmadı dizde/ Anlattık, bir karar sırası sizde/ El alem it dedi biz adam dedik/

       1934 yılından önce ülkemizde soy ismi kullanılmıyordu, her ailenin ve kişinin bir lakabı vardı, aile ve kişilere lakabı ile hitap ediliyordu. Günümüzde de özellikle kırsal kesimlerde halen insanlara lakap takılır ve bu lakapla hitap edilir.  Mahallemizde herkesin bir lakabı vardı halen kişiler lakabı ile anılmaya devam edilmektedir. Kıssadan hisse bir köyde Eşek Halil lakaplı birisi varmış, ancak Halil’in karısı kocasının bu kötü lakabından utanıyormuş. Bir gün kocasına lakabını değiştirmesini teklif etmiş, Halil köyün kahvehanesine giderek köylülerden lakabını değiştirmelerini söyleyince, komşuları kendisinin lakabını Sıpa olarak değiştirmişlerdir.  Halil eşine müjde vermek için evine koşarak gitmiş ve yeni lakabını eşine söyleyince hanımı: “ E, Halil şimdi ne değişti, sen biraz daha büyüyünce sana yine Eşek Halil diyeceklerdir.”  demiş.  

       Toplumda öyle kişiler var ki yıllar geçiyor, adam servet, şöhret veya makam sahibi oluyor ancak huyu değişmiyor, adam kendini geliştirmiyor, değişikliklere ayak uyduramıyor, kişilik sahibi olamıyor, kötü huylarını yok edemiyor.  Adeta bu dünyaya ot gibi geliyor ve odun gibi gidiyor. İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de aynı oluyor.  Yukarıda yazdığım “ Muhatabıma” isimli şiirin muhatabı da bu tipler     kendisini yenileyememiş ve kişilik kazanamamış  çapsız kişilerdir. Çevremizde bu tip kişilerin sayısının hiç de küçümsenmeyecek sayıda olduklarına şahit olmaktayız. Toros Dağlarında yaşayan bizim Yörükler, bu tip insanlar için çok güzel deyimler söylerlerdi: Yavşak büyür bit olur, enik büyür it olur.  İt ile yatan bit ile kalkar. Yolun kavşağından, adamın yavşağından uzak dur. Dışındaki abaya bakma, içindeki babaya bak. Adam adamdır olmasa da bir pulu, eşek eşektir olsa da üzerinde atlastan çulu. Palan, eşeğe de yakışır.  Asalet, servette, şöhrette, makamda değil adamdadır. Asil azmaz, bal kokmaz, bozulursa ayran bozulur, aslı sudur. Kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al. Kenarın dilberi sazende olur ama nazende olamaz. Altın, çamura düşmekle pul olmaz. Gül, bahçede de bataklıkta da yetişir, bahçede yetişen gül mis gibi kokar, bataklıkta yetişen gül ise çirkef kokar. 

       Ziya Paşa’nın meşhur sözünü unutmayalım:  Zerduz palan ursan eşek yine eşektir. ( Altından yapılmış semer vursan eşek yine eşektir.) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.