Günümüz’de Özbekistan’ın en güzel ve kadim şehirlerinden birisi olan Buhara ile ilgili yapılacak bir çalışmaya başlamak için öncelikle Türkistan’ı tanımak gerekmektedir. Öyle ki bu durum Türkistan’ın coğrafi, siyasi ve tarihi bütünlüğünden kaynaklanmadır.
Uluğ Türkistan (Büyük Türkistan) deyince, Batı ve Doğu Türkistan birlikte akla gelir. İşte Batı ve Doğu Türkistan’dan müteşekkil Uluğ Türkistan; 100 milyon (1992) nüfuslu Türk milletinin anayurdu olduğu gibi, insanlığın tanıdığı en eski bir kültür ve medeniyet merkezidir.
Uluğ Türkistan, batıda Hazar Denizi’nden, doğuda Altay ve Altın Dağlarına, güneyde Horasan, Karakurum Dağları’ndan, kuzeyde Ural Dağları ile Sibirya’ya kadar uzanan ve genişliği 5.000.000 kilometre kare olan, oldukça geniş bir ülkedir.
Türkistan, kapalı bir havzadır. Hiçbir akarsu açık denizlere ulaşamaz. Kaşgar, Isık Göl, Balkaş, Alagöl vb. yüksek havzalar yanında, Karakurum, Aral Gölü ve Çu Talas bölgesi gibi alçak havzalar da görülmektedir.
Türkistan’ın düzlüklerinin büyük bölümünü çöller ve bozkırlar oluşturmaktadır. Türkistan’daki belli başlı çölleri şöyle sıralayabiliriz: Hazar Denizi ile Aral Gölü arasındaki Karakum Çölü, Ceyhun (Amuderya) ile Seyhun (Sırderya) arasındaki Kızılkum Çölü, Balkaş Gölü’nün batısında Bedbah Dalakum Çölü ve Güneydoğu Taklamakan Çölü.
Aral, Balkaş, Isıkgöl, Baba Göl, Ebi Nor, Acar Göl, Ala Göl, Tentek Göl, Arıs Göl, Çalkar Göl, Dengiz Göl... Önemli gölleri ile Sirderya, Amuderya, Kafirnihan, Surhan, Aksaray Çerçik, Kaşgaderya, Soh, Tarım Nehri, Tavışgan Derya, Kum Arıg, Hoten Derya gibi nehirleri meşhurdur. Bunun yanı sıra Karlık-Kaz Dağları, Han Tanrı Dağları, Pamir Dağları, Altay Dağları... Önemli dağları bulunmaktadır.
Türkistan tarihi, farklı Türk devletlerine tanıklık etmiş ve günümüze kadar bu durum devam ede gelmiştir.
Türkistan; Batı Türkistan, Doğu Türkistan, Afgan yahut Güney Türkistan ve İran Türkistan’ı olmak üzere dört bölüm hâlinde incelenir. Batı Türkistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan; Doğu Türkistan Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Türkistan, Afganistan; İran Türkistan’ı da İran hudutları içindedir. Güneydeki Afgan Türkistan’ı; Afganistan’ın kuzeyinde Bend-i Türkistan ve Hindukuş dağ sırası önünde Seyhun Vadisine ve Batı Türkistan Çukureli’ne doğru uzanan alçak sahadır. Afgan Türkistan’ının en büyük şehri Mezar-ı şerif’tir. İran Türkistan’ı; İran’ın Estarâbâd ve Deregiz vilâyetlerini içine alır.
Türkistan, Türklerin yurdu mânâsındadır. Tarihî geçmişi çok eskidir. Türkistan binlerce yıldan beri Türklerin yurdu olup, topraklarında pek çok devlet kurulmuştur. Üzerinde çok büyük hâdiseler olup, tesiri hâlâ mevcuttur. Türkistan’ın tarihi Türk devletleri, Çinliler, Moğollar, 19. yüzyıldan itibaren de Ruslar, Çinliler, Afgan hakları, İranlılarla alâkalıdır. Türkistan’a hâkim Türk devletleri kuran Hun, Tabgaç, Göktürk, Uygur, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Harezmşahlar olup, 13. yüzyılın başında da Moğolların yönetimine geçti. Bölge Moğollar’dan sonra da çeşitli hanlıkların idaresinde kaldı. Batı Türkistan 1920 yılında Rusya’nın işgaline girdi. Doğu Türkistan ise 1930’lu yıllardan itibaren Çin hakimiyetine girmiştir.
Türkistan coğrafyasının merkezinde 1991 yılında Özbekistan devleti bağımsızlığına kavuşmuştur. Doğu Türkistan helen Çin’in yönetimi altında özerk bölge olarak varlığını sürdürmektedir. Uygur Türklerinin nüfusunun tahmini olarak Nüfusu 40 milyon civarında olduğu düşünülmektedir. Güney Türkistan ise Afganistan’nı içine alan topraklardır. İran Türkistan’ı olarak bilinen Kuzey İran’da yaşayan Türklerin nüfusu 45 milyon civarındadır.
Türkistan’ın genel seyri içerisinde ele almaya çalıştığımızda Özbekistan’ın kadim şehri Buhara’nın ve Buhara Emirliğinin yeri farklıdır.
Özbekistan Cumhuriyeti öncesi 1920 yılına kadar varlığını sürdüren Buhara Emirliğinin merkezi olan Buhara Zerefşan Irmağının aşağı havzasındaki büyük vahada yer alır. Özbekistan Cumhuriyeti sınırları içinde en kadim şehirlerden olup İslam şehirlerinin en güzel, en görkemli şehirlerindendir.
Buhara, tarih boyunca Emevi, Samani, Karahanlı, Karahitay, Harzemşah, Moğol ve İlhanlılar tarafından yönetildi. 1500 yılından itibaren Özbeklerin eline geçen Buhara’da önce Şeybanilerden Atalık Muhammed Hâkim yönetimi kuruldu. 1599’da Canoğulları (Astarhanlılar) ve en son Mangıt Hanedanlığı Buhara’nın yönetimine sahip oldu.
Buhara’da 1920 yılından Rusya’nın bölgeyi işgal edilmesi ile Türklerin Özbekistan yönetimi sona ermiş ve Mangıtlardan Emir Âlim Han Afganistan’a gitmek zorunda kalmıştır.
Türkiye Özbekistan Kardeşliği
Türkiye ile Özbekistan arasındaki bağlar çok güçlüdür ve tarih boyunca devam etmiştir.
Osmanlı devleti zamanında Türkiye’ye gelen Özbekistanlı hacıların İstanbul Üsküdar’daki Özbekler tekkesinde kaldığı, Osmanlı halifesinin hayır duasını aldıktan sonra Hicaz’a gittikleri bilinemektedir. Özbekler Tekkesi Türkiye’nin Milli Mücadele hareketine çok büyük destek vermiş ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında önemli rol oynamıştır.
Türkiye Türkleri ile Özbekistan Türkleri aynı kökten gelen, kültür, dil, anane, aynı geleneklere bağlı insanlardır. Özbekistan’da kullanılan deyimler, Türkiye’de halen devam etmektedir.
Türkiye Özbekistan Cumhuriyetinin bağımsızlığına kavuşmasını sevinçle karşılamıştır.
Modern Özbekistan Cumhuriyeti 16 Mart 1991 yılında bağımsızlığına kavuşmuş ve kalkınma hamlelerine hız vermiştir.
Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye’dir. Türkiye ile Özbekistan arasında diplomatik ilişkiler 4 Mart 1992 yılında başlamış ve günümüze kadar artarak, güçlenerek devam etmiştir.
Türkiye ile Özbekistan arasında imzalanan “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması” 1996 yılında gerçekleşmiş ve Türk Dünyasının doğu ve batı yakası ilk kez kardeşlik birliğini sağlama yolunda önemli adımlar atmıştır.
Özbekistan 15 Ekim 2019 tarihinde Türk Devletleri Teşkilatına tam üye olarak katılmış ve Türk devletleri arasında kültürel, ekonomik, ticari, sanayi, stratejik, eğitim, birçok alanda bağlar güçlenerek devam etmektedir.
Türkiye ile Özbekistan kardeş devletleri arasında imzalanan son anlaşma Ocak 2026’da yapılmış ve “Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Dördüncü Toplantısı” iki ülke arasında ilişkiler daha da sağlamlaşmıştır.
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret her geçen gün artmaktadır. Özbekistan’daki Türkiye şirketlerinin yanı sıra Özbekistan Türkiye arasında stratejik ortaklık, ekonomik bağların güçlendirilmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki roller ve görevler önümüzdeki süreçte daha da artarak önem kazanacaktır.
Türkiye ile Özbekistan arasında Taşkent ve Ankara büyükelçilikleri faaliyetlerine devam etmektedir. Özbekistan vatandaşlarının Türkiye’de 90 gün süre ile vizesiz seyahat etme hakları bulunmaktadır.
Özbekistan ve Türk Devletleri Teşkilatı
2019 yılında Türk Devletleri Teşkilatına tam üye olan Özbekistan’ın ev sahipliğinde 2022’de Semerkant’ta “Türk Medeniyeti için Yeni Dönem" temasıyla bir zirve gerçekleştirilmiş ve dönem başkanlığı Özbekistan’a geçmiştir.
Özbekistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu zirve, teşkilatın isminin TDT olarak değişmesinin ardından yapılan ilk büyük buluşma olmuştur.
Kadim Türk şehri olan Asyanın kandil şehirlerinden Semerkant “Türk Dünyası Medeniyet Başkenti" olarak kabul edilmiştir.
Özbekistan Türk Devletleri Teşkilatına tam üye olduktan sonra, yatırımlar, ticaret, fon oluşturma gibi alanlarda çok önemli faaliyetler yürütmüştür.
Özbekistan’ın özellikle Türk ve bölge ülkeleri arasında ticari işbirliğini güçlendirmek amacıyla "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor" projesi dikkat çekmektedir.
Türk devlet ve toplulukları arasında kültür, eğitim ve inanç turizmini güçlendirmek amacıyla Taşkent’te “Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi” kurulmasına karar verilmiştir.
Özbekistan Türk coğrafyalarının yüzlerce yıl devam eden ilim ve kültür güneşinin parladığı topraklarda tekrar parlamaya devam etmektedir. Aysanın kandilleri Özbekistan öncülüğünde Türk dünyasına ışığını tekrar yakmaya ve aydınlık günlere olan inancını, azmini arttırmaya başlamış ve Türk dünyası Özbekistan’da yanan ışığın aydınlık geleceğinde yeniden parlayacak olmanın özlemini beklemektedir.