22 Mart 1920tarihli Alemdar Gazetesinde yayınlanan, eski şeyhülislam ve Ayandan Mustafa Sabri imzalı ve” Hurafattan Hakikata” başlıklı yazıyı, aynen aşağıda naklediyorum.

       “ Seçim yapılan yerlerin mebusları tamamen gelseler ve isbatı vucud etselerdi Kanunu Esasideki nisabı ekseriyet çoktan tahakkuk edecekti. Bunda da mı zaruret var? Haniya Mustafa kemal ve emsali mebuslarımız! Vekillerimiz neredeler? Niye gelmiyorlar? BUNLARIN MİLLİ KUVVETE DAYANDIĞINDAN BAHSELİYORDU. Biz ise hayır mösyö! diyoruz. Bunlar Türkiye’de esas milleti temsil eden ehali kuvvetine değil, askeri kuvvete dayanıyorlar.  Zabitan kuvvetine istinat ediyorlar. Ahaliyi, Anadolu köylüsünü korkudan kurtar da bir söyle bakalım! Parasından, canından başka malını da, milliyeti de gasp eden bu serkeşlerin hakkında ne söyler?   Bu militarizm şebekesi söküldükten sonra Türkiye’de hangi cereyanın kuvvetli olduğunu anlar. Millet adına yükselen ses, bu Harekat-ı Milliye’yi idare edenlerin sesi olduğu cihetle ben bunları milliyetçi tanırım demek hiç doğru değildir. Çünkü milletin yerine getirmeğe kadir olamadığı hakiki iradesini nazarı dikkate almayarak geçerli ve tesirli olan irade hangisi ise onu millet iradesi addettiğimiz takdirde başıboş hükümetlerin de milli hükümet unvanına hak kazandığını kabul etmelidir. Fazla olarak başıboş hükümet hiç olmazsa böyle bir sahtekarlıktan beridir….  

       Ey zabitler size yazıklar olsun! Şeref ve şanını muhafaza ile mükellef olduğunuz muazzam bir devlet ve milleti beş on tane dinsiz ve vatansız çapulcuların yoluna feda ettiniz. Kalem hakkını memleketin hayrına kullanan serbest milleti sizinle korkuttular.  Sizinle susturdular. Sizin kolunuzla, sizin ellerinizle öldürdüler. Millet size silahı bunun için mi kuşattı? Bir zamanlar hürriyetin bekçisiyiz diye ortaya atılan sizler bilakis vatanın hayrına mani ve kötülük ve zulme alet oldunuz.”

       Yukarıdaki yazıyı yayınlayan Şeyhülislam Mustafa Sabri, başlangıcından itibaren milli Mücadeleye karşıdır, O’nun emirlerini ve fetvasını hiçbir iman, izan, akıl ve mantık sahibi vatansever Din Adamları ve Müftü Efendiler dinlememiştir.  Aksine İstanbul’da Cemal ( ÖĞÜTÇÜ), Ankara’da Börekçizade Rıfat, İzmir Müftüsü Nimetullah, Denizli müftüsü Ahmet Hulusi, Manisa Müftüsü Alim efendimler başta olmak üzere yüz altmış sekiz Müftü Efendi Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına maddi ve manevi destek sağlamışlardır. Bazı imamlar ve  din adamları da M.M. Grubu, Müdafaa-i Hukuk gibi milli cemiyetlerde görevler almışlar, bazıları da silahını alarak bizzat Kuvva-i Milliye’de işgal güçlerine karşı savaşmışlardır.    

       İstiklal harbimizi başarıya erdiren kuvvetlerin içinde Bektaşi Şeyhini ve mensuplarını, Mevlevi dervişlerini ve Çelebi Hazretlerini, tahtacı kardeşlerimizi, Tunceli’nin yiğitlerini, Türk Ortodokslari patriği 2. Eftim Efendi ve başına topladığı Hıristiyan Türk gençlerini de görmekteyiz.  Kurtuluş Savaşı bir milletin var olma- yok olma mücadelesidir. Mustafa Sabri’ye bakıp tüm din adamlarımızı hakir görmek,  kötülemek ve işgal kuvvetleri ile işbirlikçi olarak görmek yanlış bir görüştür. Mustafa Sabri, önce 150’likler olarak Yurt dışına gönderilmiş, Yunanistan’da iken Yunan hükümeti tarafından  istenmeyen adam ilan edilmiş, oradan Mısır’a giderek orada vefat etmiştir. Halen mezarı Kahire’de bulunmaktadır.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.