Köklerden Geleceğe:I

Türk’ün bir millet adı olarak ortaya çıkışı ve yaşadığı ilk coğrafyalarla ilgili Prof. Dr. Kürşat Yıldırım’la Türk dünyasına yayın yapan Telenews TV’de “Köklerden Geleceğe” programımızda ufuk açıcı iki program yaptık. Programımızın I. Bölümü 27 Şubat 2026 tarihinde yayınlandı. Tekrar izlemek isteyenler için: https://www.tarihistan.org/video/koklerden-gelece-programi-telenews-tvde-basladi/39403

Türklerin kim oldukları, nerelerde yaşadıkları, akraba toplulukları, Türk tarihinin ne zaman hangi bölgelerde başladığına dair binlerce yayın yapılmış ve tartışmalar yaşanmıştır. Ancak özellikle Çin yıllıklarının taranmasıyla büyük oranda aydınlanan Türk Tarihi ve Türk varlığının izini somut olarak yazılı metinlerde MÖ 7. yüzyıllardan itibaren görmek mümkündür.

Elimizde yazılı olmayan dönemlerden kalma arkeolojik buluntular varsa ve M.Ö 40 bin ila 10 binli yıllara kadar giden arkeolojik buluntulardan bahsediliyorsa da yazılı kaynaklara yansıyan Türk Tarihini M.Ö 7. yüzyıllardan başlamak mümkündür.

Ancak arkeolojik dönemde ve Ön Türkler olarak bilinen günümüz Türklerininin ilk atalarının Türkistan coğrafyasında Töre hukuku çerçevesinde şekillenen boylar federasyona bağlı devlet disiplini şeklinde devam eden yönetim ve hayatları çeşitli sebeplerle M.Ö 4. binlerde büyük göçler sonucu dünyanın pek çok coğrafyasına dağılmışlar ve bu coğrafyalarda dil ve kültürel benzerliklerle günümüzde halen hayatlarına devam etmektedir.

Bu konuda verilebilecek en somut örnek Çin sınırları içinde bulunan M.Ö 3 binli yıllarda Türkler tarafından yapıldığı kesinleşmiş bulunan Beyaz Piramitlerdir. Ön-Türk döneminde yapıldığı düşünülen bu piramitlerle daha sonra yapılan Mısırdaki piramitler arasındaki benzerlikler dikkat çekicidir! Ayrıca Çinde bulunan ve şu ana kadar izini süremediğimiz birçok hanedanlığın Türk hanedanlığı olduğunu bilinmektedir.

Türkistan coğrafyasından Mezopotamya’ya geldiği kesinleşen Sümerlerin konuşma ve dil özellikleri, demir ve atı evcilleştirerek Mezopotamyaya gelip kısa süredede bölgeyi yönetim altına almaları, Doğu Anadolu’da MÖ. 4 binlerle tarihlendirilen Türk tamgalarına rastlanılması tesadüf olmamalıdır.

Türklerin devletleşmeden önce oluşturmuş oldukları disiplinli hiyerarşik siyasi devlet organizasyonu ve askeri teşkilatlanmaları boylar federasyonu şeklinde tezahür etmiştir. Asya Hun devletinin Teoman tarafından kurulup Mete Han tarafından teşkilatlandırması ve Türk boylarının birleştirmesinin öncesinde en az üç bin yıllık bir Türk devlet, askeri gelenek ve törenin varlığından bahsetmek mümkündür.

Mete Han tarafından sistematik hale getirilen Töre Hukuku ve Türk askeri sistemi günümüzde halen devam etmektedir. Türk ordusunun kuruluşu M.Ö 209 olarak tarihlendirilmektedir.

Mete Han’da sonraki süreçte Göktürkler döneminde gelecek nesillere tecrübe aktarımı olarak dikilen Orhun Abideleri (Göktürk Kitabeleri) Türk Tarihi, Türk Dili ve Türk Töresi açısından çok büyük öneme sahip şaheser belgeler niteliğindedir.

Türk Tarihinin Orhun Kitabelerini konu alan ve bu eser etrafından Türk tarihine yön veren anıtlardaki mesajlar Milli Eğitim müfredatlarına ders olarak konulmalı ve Türk Töresi, Türk Hukuku Orhun Kitabeleri ve Türk devlet teşkilatlanması bu çerçevede okutulmalıdır.

Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında oluşturulan kültür komisyonun vizyon belgesinde 2030 tarihinde Türk Devletlerinin ortak tarih ve dil birliği müfredatına geçilmesi yolunda önemli çalışmalar yapılmakta ve önemli adımlar atılmaktadır.

Türk Devletleri Teşkilatına bağlı devletler açısından son derece önemli olan ortak dil ve tarih anlayışının hayata geçirilmesiyle birlikte Türkistan’ın kalbinde yanan bilimin, aklın ışığı Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde karşılık bulacak ve Türk töresi, Türk aklı ve Türk adaleti Kafkaslar, Afrika, Avrupa ve tüm mazlum coğrafyalarda yankılanmaya tekrar başlayacaktır.

Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Milletinin her ferdine düşen görev Orhun Kitabelerinde ifadesini bulduğu şekliyle devam etmektedir.

Türk Oğuz Beyleri, işitin!

Üstte gök çökmedikçe, altta yer denizi delinmedikçe, ilini töreni kim bozabilir?

Ey Türk ulusu! Kendine dön!

Ulusun adı, sanı yok olmasın!/ Bilge Kağan Kitabesi

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Yıldırım Beye programımıza katılım ve katkıları için teşekkür ederim.