Son yıllarda dünyada yaşanan değişim ve gelişmeler her yıl yaşanan yeni gelişme ve değişimlerle katlanarak baş döndüren hızla devam ediyor.

Kafkasya’da ve özellikle Güney Kafkasya’da yaşanan son çeyrek yüzyıllık gelişmeler ve buna paralel olarak yaşanan hızlı değişimleri takip etmek son yıllarda bir hayli güçleşmiş görünüyor.

İran’ın son dönemde içinde bulunduğu kaotik ortam dikkate alınırsa ve 2020’de Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan 44 günlük savaş sonrası Azerbaycan’ın mutlak zafer ve bağımsızlığının perçinlenmesiyle sonuçlanan gelişmeler birlikte düşünüldüğünde eskiden olduğu gibi devam eden Rusya hegemonyasında bir Kafkasya görmek mümkün değildir.

Kafkasya coğrafyasında Rusya, Türkiye ve İran'ın nüfuz mücadelesi her zaman görülmüştür. Tarih boyunca yapılan savaşların arka planında bu mücadeleyi görmek mümkündür.

Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Rusya-İran-Ermenistan arasında Kafkasya’da oluşturulan bloğa karşı Türkiye-Azerbaycan- Gürcistan arasında bir başka bir blok bulunmaktaydı.

Karşılıklı politikalar üreten iki blok arasında yaşanan gerilimler Rusya-Ermenistan ve İran faktörü bölgede huzur ve refahın önündeki en büyük engeldi.

Batı ve NATO yanlısı Türkiye ekseni ile Rusya yanlısı karşı eksen arasında 2020 Karabağ Savaşına kadar ciddi kırılmalar, sıkıntılar yaşandı. Ancak 2020 sonrası gerek Azerbaycan’ın mutlak bağımsızlığını kazanması ve Rusya’nın etkisinden mümkün olduğunca kurtulması, Türkiye’nin desteği, Ermenistan’ın yenilgiyi kabul edip Karabağ’dan çekilmesi ve siyasi-ekonomik istikrarızlıklar Rusya’nın bölgedeki elini zayıflatırken Türkiye ve Azerbaycan’ı güçlendirdi.

Ayrıca Ortadoğu’da Türkiye’nin mutlak desteği ile Rusya yanlısı Suriye’de Esat yönetiminin devrilmesi ve Türkiye-Batı yanlısı Şara yönetimin kurulması İran ve Rusya’ya büyük darbe vurdu.

Suriye’den sonra İran- İsrail ve ABD arasında yaşanan 12 Günlük savaş sonrası gücü iyice azalan İran’da meydana gelen demokratik talepler ve ayaklanmalar İran’ın bölgedeki gücünü ve hakimiyetini yok etme noktasına getirdi.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş ve işgal girişimi bölgede Rusya’nın gücünü zayıflatırken İran-Rusya ve Ermenistan eksenini çökertmiş görünmektedir. Üç devletin de kendi iç ve dış politika gelişmeleriyle meşgul oldukları ortamda bölge hakimiyeti Türkiye’nin öncülüğündeki devletlere geçiyor gibi görünse ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın önünün açıldığı-açılacağını söylemek için henüz zaman erkendir. Bölgeyle ilgili ciddi planları bulunan ABD, Çin gibi devletlerin çıkar çatışmaları bölgeye doğru kaymış ve bölgenin kısa vadede kalıcı barışının sağlanması için zamanın henüz gelmediğinin işaretlerini vermektedir.

Türkiye ve Azerbaycan’ın başını çektiği Kafkasya bloğu Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin katılımıyla 7 Ekim 2025’te Azerbaycan’ın Gebele şehrinde gerçekleştirilen toplantıyla yeni bir sürece evrildi.

Türkiye ve Azerbaycan’ın öcülüğünde Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin yalnız Kafkasya değil Türk Bloğu kurduğu-kurmasının ne derece önemli olduğuna dair aktif fiili tavrı ve Türk Devletleri Teşkilatının bu konudaki çabaları Türkiye-Azerbaycan ev Özbekistan’ın da aktif desteğiyle AB ve NATO örneğinde olduğu gibi Türk Bloğunun aktif olarak hayata geçirilebileceğinin resmen önemli göstergelerdendir.

Yazımıza haftaya devam edeceğiz.