Merhabalar Sevgili Dostlar.

Bu yazıyla sizlere merhaba diyoruz. “Manisa’da Gündem” sayfalarında beraber olacağız ama gündemimiz Manisa ile berabere Manisa dışındaki konular da olacak.

Hz. Mevlânâ(Rh.A.) Mesnevîsinde, “Sakın yarın deme, çünkü bütün yarınlar geldi geçti. Dikkat et! Ekin günlerini kaçırma, büsbütün geçip gitmesin.” buyurmakta. Ekin günlerini kaçırmamamız konusunda bizleri uyarmakta. Tohumunu vaktinde toprakla buluştur. Yani aklını başına al da bir iş için “yarın yaparım” deme. Ömründen birçok yarın geçti. Hemen tövbe ve istiğfar ile işe başla ki, ekin mevsimi tamamıyla geçmesin. “Ekin mevsimi” sözü ile bir hadis-i şerife telmih yapılmakta, “Dünya, ahiretin tarlasıdır” denmektedir. Dünya hayatı, ebedî hayat olan ahiret hayatının kazanılacağı ve şekilleneceği yegâne yerdir. Bu nedenle insanın sonraki hayatta (ahirette) bulacağı şey, ilk hayatında (dünyada) iken elde ettiği şeydir. İnsan, dünya hayatında kendisi için ne gibi bir hayır işlerse, ahirette de Allah katında onun karşılığını bulacaktır. “Dünya ahiretin tarlasıdır.” şeklindeki hikmetli sözde de ifade edildiği üzere cennet, tohumunu bu dünyada ektiğimiz bir bahçe, cehennem de ateşini bu dünyadan götürdüğümüz bir yangın yeridir. Burada ekilen orada biçilir. Zilzâl suresi 7. ve 8. âyetlerinde “Femen ya’mel miskâle zerratin hayran yerah. Vemen ya’mel miskâle zerratin şerran yerah: Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.” buyrulmaktadır. Dünya ahiretin tarlası olduğuna göre, hayatımız da o tarlayı sürme ve ekin ekme için çalışma vaktidir. Biz bu zamanın çoğunu boşu boşuna geçirmişiz. Bari kalan birkaç günlük ömrümüzde iyilik ekmeye sarfetmeliyiz ki, ahirette de onları sevap ve mükâfat olarak biçelim.

Her gün, bizim “yarın" dediğimiz gündür ve o günler dahi geçmekte ve bizim cismimiz de çökmekte, ihtiyarlamaktadır. “Yarın yaparım” demekten vazgeçmeliyiz ki, güzel amel yapmaktaki sermayemiz büsbütün tükenmesin. Bugünün işini yarına bırakmamak gerek. İnsanlar yapacakları işleri erteleyerek yüklerini daha da ağırlaştırırlar.

Hz. Mevlânâ’nın Mesnevisinde bir öykü vardır, özetlersek:

Adamın birinin bahçesinin etrafında dikenler bitmişti. Bu dikenler gelip geçenlere zarar vermektedir. Şehrin valisi adama dikenleri sökmesini ve bahçesini temizlemesini emreder. Söyler ama adam ihmal birisidir. Ha bugün, ha yarın derken gün gelir o dikenler sökülemez bir hâle gelir. Sonunda zaten yaşlı olan adam dikenleri sökmekten âciz kalır.

Onun için hayırlı ve faydalı işleri ertelememekte büyük fayda vardır.

“Benim nasihatimi dinle ki, ten kuvveti gizli bir ayak bağıdır. Eğer senin yeniliğe meylin varsa, eskiyi dışarıya at!” der Hz. Mevlânâ(Rh.A.).

Seni uyarıcı sözlerimi dinle. Bu hayattaki ayak bağların, seni Hak yolundan alı koyan kuvvetli bir engeldir. Bu bağdan kurtulman lâzımdır. Eğer yeni bir hayata ve yaşayışa yani ahirete meylin varsa, eskimiş olan bu dünya hayatından kurtul ve bu kötülükleri gönlünden sil, at diye bizlere telkinde bulunur.

Allah’ım hepimizin içindeki kötülükleri dışarıya atmamıza yardım etsin ve bizleri kötü hasletlerimizden kurtarsın.