Manisa’nın iktisâdî hayâtıyla yaşıt olan Manisa Çarşısı, Manisa’nın sosyal ve kültürel hayâtı hakkında da kaynak olabilecek niteliktedir. Zîra, geçimini ziraat ve ticâret arasında idâme ettirmiş olan hemşerilerimiz, kendilerinin ve çocuklarının geleceğini genellikle baba–dede mîrâsı  olan çarşıdaki dükkanlarından temin etmişler, ovadaki bağ ve bahçelerini de ikinci bir iş ve hobi olarak sürdürmüşlerdir. Kültür ve sanat erbâbı Manisalılarımızdan, mûsıkî hocaları, çorapcı Ahmet Efendi, terzi Mehmet Ali Hoca’nın  çarşı esnafından oldukları mâlûmumuzdur. Yine dükkan komşumuz rahmetli Bıçakcı Osman Amca’nın, Bayram resmi geçitlerinde Belediye Bandosu içinde “boru-trampet” çalıyor olması, bizim alışık olduğumuz manzaralardandı.

     Manisa çarşısındaki nesilden nesile devamlılık arz eden, bu ticârî hayat içinde, 50 yıl önceki çocukluğumun dede ve oğullarından bir çoğu ebedîyete intikal etmiş olup, hayatta olanlar ise  bugün dede olarak yine çarşımızın aynı dükkanlarındaki esnafıdır. Çarşıdaki bu devamlılık; Manisa’nın kendi kendine yeterek, dışarıya göç vermemesinden, sulh ve sükun içindeki sosyal hayâtına etkili olmuş ve  “orta direk” olarak adlandırılan, birbirine yakın ekonomik standarttaki toplumumuzun meydana çıkmasını sağlamıştır.

     Ancak, Manisa Çarşısı’nın asırlardır süregelen istikrârı sona ermek üzeredir. Çarşının orta yerindeki “Taşçılar Mescidi”nin dört bir yanını çevreleyen esnaf, devamlı fakirleşmede ve çoğu gün siftah bile yapamamaktadır.

     Eski Çarşı sokaklarından geçen insan sayısı bile çok azalmıştır. Zira insan-nüfus varlığını sağlayacak ticari ve kültürel kaynaklar kurumuştur.

     Tenekecisi, sobacısı, ısmarlama ayakkabıcısı, terzisi, çivici denilen nalburundan, keresteci ve marangozuna kadar her türden, tâmirci, esnaf ve zanaatkâr dükkânlarını bir bir kapatmakta ve yerlerine de, yenileri açılmamakta, her geçen gün kepenkleri kapalı dükkan sayısı çarşıda artmaktadır.

     Bu gelişmenin sebebi tabiî ki, şehrin batıya doğru yeni yerleşim yerleri üzerinde modern ve çağdaş diyebileceğimiz mağazacılık faaliyetlerinin boy göstermesi yanında, büyük sermâye gücünü arkasına almış “süper marketler” olarak adlandırılan, yabancı mağazalar ile ucuz ve seri üretim yapan ülkelerdir. Manisalı da küresel dünyâya entegre olarak yaşamayı öğrenecektir. Ama toplumumuza kimlik kazandıran değerlerimizi de kolay hebâ etmemeliyiz.

     Manisa Çarşısı, bozulmamış tek katlı dükkânların oluşturduğu mîmârî yapısı ile de sit alanıdır. Ve birçok kente örnek olabilecek konumdadır. Bu sebeple çarşının tümünün koruma altına alınarak, câzibesini artıracak tedbirler alınmalıdır. Eski çarşı sokaklarının yeniden düzenlenmesi, bu anlamda Manisa için sevindiricidir. Ancak Sokakların yeniden yapılandırılması projesinin bir an önce bütün eski çarşıya şâmil hâle getirilmesi gereklidir. Daha da önemlisi, “Eski Manisa Garajı” ve çevresindeki şimdilerde atıl duran meydan ve sokakların ticari ve kültürel faaliyetler ile donanması elzemdir. Eskiden olduğu gibi mesir sergileri mutlaka buralarda da kurulmalıdır. Sadece Perşembe pazarı bile çarşıya çok büyük canlılık getirmekte idi, pazarın çarşıdan uzaklaştırılması çarşının ticari hayatına büyük bir darbe olmuştur. Bu eksikliğin de muhakkak giderilmesi lazımdır. Mesela doğal ürünler pazarı veya el işleri sergilerinin yer aldığı daha küçük ölçekli organizasyonlar haftanın belli günlerinde ve periyodik olarak eski garaj ve eski çarşı alanlarında kurulabilmelidir. Çarşının tam orta yerindeki “Bit Pazarında”, haftanın belli günlerinde “Antikacılar Pazarı” açılabilmelidir. Böylece onlarca yıldır büyük şehirler taşındığını bildiğimiz, antika değeri olan kıymetli eski eşyalarımıza, yine şehrimizde kalabilme imkanı bulunabilir.

     Eski garajdan, beyaz fil binâsına, borsadan, manolya meydanına uzanan ve bilhassa “Çarşı mahallesi” olarak adı tescilli bölgeyi bir an evvel koruma ve kurtarma plan ve projelerini üretebilmeli esnaf ve zanaatkârlara idari yönden de daha tolerans ile bakabilmeli, zaten işi iyi gitmeyen esnaf bir de idari yaptırımlar ve para cezalarıyla yıldırılmamalıdır.

     Böylece Çarşısıyla birlikte, eski ve târihî Manisa’yı da; Hâtuniye Külliyesi’nden, Sultan Külliyesi’ne, Murâdiye Külliyesi’nden, yeni Han’a, Hükümet Konağı’na kadar muhâfaza etmek kolaylaşacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.