Uluslararası müesses nizam dedikleri yapı ne derse desin milletin diyeceği söz en doğru söz, vereceği karar en doğru karardır.

Namık Kemal’in ifade ettiği gibi milletin kaybedeceği bir şey kalmadıysa, bıçak kemiğe dayandıysa o zaman verilen mücadeleye Milli Mücadele denir.

“Ölürsem görmeden millette ümid ettiğim feyzi

Yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun, ben mahzun” Namık Kemal(1840-1888).

Batı’da yüzyıllarca devam eden Türklere karşı kin ve nefret zamanla Türk korkusuna dönüşmüşse Batı için tek çözüm Türkleri haritadan silmek ve topyekün ortadan kaldırmaktır. Bunun için Mondros sonrası Türk yurdu işgal edilmiş, binlerce Türk evladı vatanları için şehit olmuş ve yüzbinlerce insan yerlerinden elimiş olsa da Türk insanı bağımsızlığından ödün vermemiş “Milli Sınırlar İçinde Vatan Bir Bütündür” anlayışını terk etmemiştir.

Demirci Akıncıları kitabı, İbrahim Ethem’in (Akıncı) Milli Mücadele döneminde yazılmış bir hatıra ve tarihî eserdir. Kitap yazarın kendi günlük notlarına dayanarak kaleme aldığı, Milli Mücadele dönemindeki deneyimlerini anlatan bir çalışmadır.

Kitap, Yunan işgalinin İzmir’le başlamasından itibaren Milli Mücadele’nin Ege bölgesindeki seyrini, özellikle Demirci merkezli direnişi kronolojik olarak ele alır. Yazar, Yunanlıların işgali sırasındaki Türk halkının durumunu, milli uyanışı, siyasi ve tarihi olayları, Türk milletinin kahramanlıklarını, fedakârlıklarını ve asaletini gerçekçi bir şekilde aktarmaya çalışır. Ana odak noktası “Demirci Akıncıları” adıyla Kuvayı Milliye kuvvetinin kuruluşu ve mücadelesidir.

Anadolu direnişinin canlı tanıklarının hatıraları hazine değerindedir. Bunları gözümüz gibi korumalı, okullarda okutulmalı ve Milli Mücadelenin ne demek olduğu her zaman hatırlatılmalıdır. Bunlardan birisi de Batı Anadolu’da Milli Mücadele komutanlarından Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem’in Demirci Akıncıları” adıyla kitaplaştırılan Milli Mücadele günlükleridir.

İbrahim Ethem’in hatıraları yalnız Milli Mücadele yıllarında Demirci, Gördes ve Batı Anadolu için verilen mücadeleye dair hatıralar değildir.

“Demirci Akıncıları” Türk insanının vermiş olduğu kutsal vatan mücadelesinin canlı tanıklarıyla sahneye konulan gerçek bir gösteri, canlı bir film şeridi, bir şairler, tanıklar ve bir o kadar da dram, gözyaşı, kutsal isyan ve kahramanlık destanı örneği olarak da görülebilecek kadar önemlidir.

“Demirci Akıncıları”, kitabı İbrahim Ethem Milli Mücadele yıllarında bir kaymakam, bir komutan ve bir Türk olarak yaşanan gelişmeleri anlatırken bir yandan da işgal, dram, acı, katliam ve yıkımlar karşısında bir insanın içinden geçen sevgi, nefret, isyan, gam, keder, gözyaşı, ... barındıran yapmacıksız, kurgusuz birer ibret vesikasıdır da.

İbrahim Ethem’in “Demirci Akıncıları” çalışmasını okurken birçok şairden aktarılan mısralar dikkat çekmektedir. Akıncı, hatıralarında hangi şairden alıntılar yaptığını belirtmemiştir. Bu açıdan okuyucu hatıralarda yer alan şiirlerin hangi şaire ait olduğu konusunda büyük bir merak içine girmekte ve çoğu zaman da şiiri mırıldanmakla yetinmektedir.

Hatıralar birer ibret vesikası olduğu kadar edebi değeri olan vesikalardır. İbrahim Ethem’in Demirci Akıncıları” kitabında yer alan şiirlerin özümlemesi ve şairlerinin ortaya çıkarılmasında emek harcayan ve adeta yeni bir tez ortaya koyan Doç. Dr. Rasih Erkul’un “Şiirin Gölgesinde Demirci Akıncıları” çalışması Demirci Akıncıları” kitabını daha iyi anlamamıza yardımcı olması açısından büyük önem taşımaktadır.

Rasih Erkul’un çalışması “Demirci Akıncıları” kitabını şiir ve şair yönüyle bir çözümleme kitabı olarak da okumak mümkündür.

Rasih Erkul kitabında İbrahim Ethem’in “Demirci Akıncıları” kitabında yer alan “200 yan başlıkta; yaşanan, karşılaşılan olaylar durumlar vs. anlatılırken 49 yan başlık içinde şair adı verilerek veya verilmeden şiirlere yer verildiği görülmektedir. Okuyuculardan büyük bir bölümünün 49 yan başlık içinde geçen şiirleri, dil özellikleri açısından kavrayamadıklarını tahmin etmekteyiz. Dil alanındaki kültür kopukluğunun bir sonucu olan bu durum, giderilmeliydi. O anki durumun özellikle duygu yoğunluğu, şirin büyüsünde gizliydi. Bu yüzden anıların arasındaki şiirleri, son neslin dil potansiyelini dikkate alarak okuyucunun esere yaklaştırılması” yerine, eserin okuyucuya o yaklaştırılmasını dikkate alarak günümüz Türkçesiyle nesre çevirme yöntemini uyguladık. Böylece şiirin itici, motive edici özelliğinin ve gücünün insanlar üzerindeki rolünün dile getirildiğini ümit ediyoruz.”ifadeleriyle “Şiirin Gölgesinde Demirci Akıncıları” kitabının hazırlanış amacını ortaya koymaktadır.

*Doç. Dr. Rasih Erkul “Şiirin Gölgesinde Demirci Akıncıları” Demirci, 2025, 144sh.