Arslan şunları söyledi: “Yaklaşık 2,5 yıldır büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğüm Yunusemre Belediye Başkan Yardımcılığı görevim bugün itibarıyla sona ermiştir.
Görev yaptığım süre boyunca siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak Yunusemreli vatandaşlarımız için çalışmayı temel sorumluluğum olarak gördüm. Bir kamu görevi yürüttüğümün bilinciyle kapımı her zaman vatandaşlarımıza açık tuttum. Kamu imkanlarını hiçbir zaman şahsi menfaatlerim doğrultusunda kullanmadım; görevimi hukuka, ahlaka ve etik ilkelere bağlı kalarak yerine getirmek için gayret gösterdim.
Siyasi mücadelem boyunca partimizin içerisinde iki dönem Gençlik Kolları Başkanlığı, kurultay delegeliği ve disiplin kurulu üyeliği görevlerinde bulundum. 2024 yerel seçimleri öncesinde partimiz içerisinde gerçekleştirilen belediye meclis üyeliği ön seçiminde üyelerimizin takdiriyle birinci oldum. Ardından hemşehrilerimizin takdiriyle de Manisa Büyükşehir ve Yunusemre İlçe Belediye meclis üyesi olarak görev üstlendim.
Meclis üyeliğimin ardından Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğüm 2,5 yıllık süreçte sorumluluğumun bilinciyle hareket ettim. Doğru bildiklerimi dile getirmekten çekinmedim; hukukun, ahlakın ve etik değerlerin dışına çıkmamaya özen gösterdim. Hiçbir iradeyi halkın iradesinin üzerinde görmedim.
Bu süre boyunca kendi doğrularımı, ilkelerimi ve kamu yararını savunmayı görevimin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ettim. Gelinen bu süreçte hem partimize hem de kamuoyuna bazı hususları açıklamayı kendime karşı bir sorumluluk olarak görüyorum.
1- Kamuoyunda tartışmalara konu olan şirket yönetim kurulu üyeliği ve huzur hakkı meselesinde, tarafıma bu yönde birçok kez teklifler yapılmasına rağmen herhangi bir ücret veya huzur hakkı almayı kabul etmedim. Benim için esas olan, görevimin sağladığı imkanlar değil, üstlendiğim sorumluluğun gereğini yerine getirmekti.
2- Kişisel ilişkilere dayalı kararların alınmasına taraf olmadım ve bu yöndeki kararların hiçbirine imza atmadım. Yönetim anlayışı bakımından, ekip içerisinde ayrı ekipler oluşturulmasına karşı çıktım. Görev ve sorumlulukların açıkça belirlenmesi, herkesin kendi çalışma alanına saygı göstermesi ve birbirinin görev alanına müdahale edilmemesi gerektiğini savundum. Yapılan iş ve işlemlerde hangi gerekçe ileri sürülürse sürülsün, hukuki zeminden uzaklaşılmaması ve hukukun etrafından dolaşan uygulamalara başvurulmaması gerektiğini defalarca dile getirdim. Bu tutumumun ardından sorumluluğum altındaki müdürlüklerin yapılanmasında ve görev dağılımlarında da değişikliklere gidildi.
3- Gerek parti içerisindeki gerekse belediye bünyesindeki görevlendirmelerde her zaman demokrasiden, liyakatten ve eşitlikten yana oldum. Gücü elinde bulunduranların bu gücü parti üyeleri üzerinde bir baskı aracına dönüştürmesine karşı durdum. Çünkü siyasetin de yerel yönetimlerin de kişilere bağlı güç ilişkileri üzerinden değil; ortak irade, emek ve adalet anlayışıyla yürütülmesi gerektiğine inandım.
4- İlçe başkanlığı seçimlerinde mevcut yönetimin desteklediği adaydan farklı bir aday desteklemem, kendi irademle yaptığım demokratik bir tercihti. Ben hiçbir zaman bir ekibin parçası olmayı, sorgulamadan aynı yönde hareket etmek olarak görmedim. Siyasi mücadelenin temelinde kişilere bağlılık değil; inandığım değerler, ilkeler ve örgütümüzün demokratik geleceği vardı.
İnandığım doğruları, yaşadığım süreçleri ve karşı çıktığım uygulamaları hepinizin gözü önünde, açıkça ve cesaretle dile getirdim. Çünkü susmanın, görmezden gelmenin ya da gücün karşısında geri adım atmanın bana yakışmayacağına inandım. Benim için örgütlü mücadele, yalnızca aynı safta durmak değil; gerektiğinde yanlış bulduğuna itiraz edebilmek, farklı düşünebilmek ve bu düşünceyi özgürce savunabilmektir.
Bugün görevime son verilmesi, işte bu bağımsız duruşumun, demokratik tercihlerimin ve ilkelerimden taviz vermeden yürüttüğüm mücadelenin bir sonucudur. Eğer bir insanın farklı bir adayı desteklemesi, eleştirel düşünmesi ve inandığı doğruları açıkça savunması bir görev kaybının gerekçesi haline geliyorsa, burada yalnızca benim görevim değil, parti içi demokrasinin nasıl anlaşıldığı da sorgulanmalıdır.
Ben makamımı korumak uğruna düşüncelerimden vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Çünkü benim için önemli olan bir koltukta oturmak değil, o koltukta otururken de ayrılırken de aynı ilkeleri savunabilmektir.
Bu duruşumun bir sonucu olarak bugün Belediye Başkan Yardımcılığı görevim sona ermiştir.
Oysa ben her zaman, bulunduğumuz makamların ve üstlendiğimiz görevlerin gelip geçici olduğunu dile getirdim. Manisa'nın bir evladı, Yuntdağı'nın bir kızı olarak benim için asıl olan; görevler sona erdiğinde başım dik, alnım açık, vicdanım rahat bir şekilde yine halkın arasında olabilmektir.
Bugün görevimden, kalbimde en ufak bir huzursuzluk taşımadan ayrılıyorum, Çünkü geride bıraktığım 2,5 yılın hesabını önce kendime ve aileme, sonra hemşehrilerime verebilecek bir vicdana sahibim.
Dün olduğu gibi bugün de hemşehrilerimizin iyi gününde de kötü gününde de yanında olmaya, ihtiyaç duyduklarında elimden gelen desteği sunmaya hazırım. Benim için makamlar değil, insanlarla kurduğum bağ; unvanlar değil, geride bıraktığım iz önemlidir.
Benim mücadelem hiçbir zaman kişisel çıkarlarım ya da şahsi emellerim için olmadı. Mücadelem; demokrasinin, hukukun, adaletin ve liyakatin hakim olduğu bir anlayışın yerleşmesi içindi. Bu ilkelerden yana sergilediğim tutumdan dün vazgeçmedim, bugün de vazgeçmiyorum.
Bu vesileyle, görev sürem boyunca birlikte çalıştığım müdürlerimize, belediye personelimize, örgütümüzün kıymetli üyelerine ve Yunusemre'de yaşayan tüm vatandaşlarımıza göstermiş oldukları saygı, anlayış ve iş birliği için yürekten teşekkür ediyorum. Farklı sorumluluklar üstlensek de ortak paydamızın Yunusemre'ye hizmet etmek olduğuna inanıyorum. Birlikte çalıştığım, yolumun kesiştiği ve bana güven duyan herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Görevim sona ermiş olabilir; ancak inandığım değerler için verdiğim mücadele sona ermeyecek.
Kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü, daha özgür ve daha görünür olması için çalışmayı da kendime önemli bir sorumluluk olarak görmeye, toplumsal yaşamın her alanında eşit fırsatlara sahip olduğu bir düzen için mücadele edeceğim.
Yuntdağımızın, Yunusemremizin, Manisamızın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını dile getirmek, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın sesini duyurmak, üreticimizin emeğinin karşılığını alması ve bölgemizin hak ettiği hizmetlere kavuşması için mücadele edeceğim.
Bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla, halkın içinde, halkla birlikte; Manisamızın ve Yunusemremizin sorunlarını, kadınlarımızın haklarını ve hemşehrilerimin beklentilerini dile getirerek yoluma devam edeceğim.”





