Op. Dr. Özcan, Dutlulu'nun bu açıklamasının çok önemli olduğunu ve yetkililerin bu sözlere gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini ifade etti. Özcan, "Ülkemizde bir hekimin verdiği rapor sorgulanıyorsa en küçük bir ihmal cezalandırılıyorsa kamu malı ile ilgili belediyelerin çok daha hassas incelenmelidir" dedi.

TOPLUM ÖNÜNDE DEŞİFRE EDİLMELİLER

Siyasi yöneticilerin hiçbir şeyi oldu bittiye getirmemesi gerektiğine işaret eden İYİ Partili Özcan, vatandaşların oylarıyla göreve gelenlerin 'oy namustur 'düsturu dogrultusunda hareket etmelerinin önemine dikkat çekti. Siyasilerin kendilerine ve çevrelerine en ufak bir menfaat sağlayacak kararlardan uzak kalmasının etik olarakda doğru olacağına değinen Özcan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Manisa'da ve ilçelerinde özellikle imar, emsal artışı, sınıf değişikliği gibi uygulamaların yıllardır yapıldığına şahidiz. Bir bakıyorsunuz önceden yeşil alan olan bölgeler özel imarla lüks villa arsalarına dönüştürülüyor. Ticari alanların bir anda ticaret ve konut alanına çevriliyor. Yuksek emsal oranları veriliyor. Bütün bunlara yıllar içinde tüm Manisalılar şahit oldu ama atı alan Üsküdar'ı geçti. Birilerinin kısa yoldan zengin olması, birilerinin yapılan bu değişikliklerle ömrü boyunca elde edemeyeceği kazançları bir anda elde etmesi ne vicdanidir ne de ahlakidir.

Belki yasaların verdiği karar ile kılıfına uydurulabilir ama vicdanlara sığmaz. Artık bunlar sorgulanmalı, yapanlar toplum önünde deşifre edilmelidir."

SES ÇIKARMAYALAR DA SORUMLUDUR

Op. Dr. Özcan, bu şekilde haksız kazanç sağlayan bürokratların, meclis üyelerinin, partilerin il ve ilçe başkanlarının ve olana bitene ses çıkarmayanların da aynı şekilde sorumlu olduğuna vurgu yaptı. Gürhan Özcan, "Bu tip suçlara karışmış, bilerek yandaşına kazanç sağlamış, önceden tüyolar verilerek birilerinin önünü açmış, kısacası hak yiyen, kul hakkı yiyen, yetim hakkı yiyen tüm herkes ondan sorumludur. Bilerek bunlara ses çıkarmayanlar da suçludur" ifadelerini kullandı.

MASAK BU ARAŞTIRMALARI YAPMALI

Siyaseten şehirleri yönetmeye talip olanların geçmişlerine, liyakatine, vicdanına bakmak gerektiğine dikkat çeken Özcan, "Geçmişinde en küçük bir leke, en küçük bir şaibe olan kişiler bu makamlara getirmemeli. Besim Başkanın dediği gibi MASAK bu araştırmaları yapmalıdır. Eğer somut deliller ortaya çıkarsa gerekli cezalar alınıp elde ettikleri haksız kazançlar ile en çok ihtiyacımız olan yaşlı bakımı evleri öğrenci yurtları yapılmalıdır. Buradan siyasi partilerin genel başkanlarına da seslenmek istiyorum. Aday belirleme sürecinizde milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi, il genel meclis üyesi, belediye başkan yardımcıları ve bürokratlar, belediye iştirakleri gibi konumlara gelen kişilerin çok iyi tespit edilmesi gerekiyor. Eğer bunu yapabilirsek herkes eşit şartlarda hakkını almış, mazlumun, garibanın hakkı korunmuş olur" dedi.

BELEDİYELER İMAR KONUSUNDA HALKI BİLGİLENDİRMELİ

Gürhan Özcan açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı: "Belediyeler imar konusunda özellikle dikkat etmeli. Yapılacak planlar ve imar düzenlemeleri konusunda hak sahiplerine yeterli bilgi verilmeli. Olabilecek gelişmeler, ileriki yıllardaki detaylar net bir şekilde dile getirilmeli. Yıllarca atadan dededen kalmış veya birikimi yapmış gerçek arsa sahipleri hakkını almalı. Yoksa simsarlar bu kişilerin yıllarca biriktirdikleri umutlarını bir dakikada ellerinden alabiliyorlar

Belediyeler de daha şeffaf olmalı, hesapları daha incelenebilir olmalı. Her ne kadar resmi makamlarca inceleme yapılıyorsa da Manisa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası her yıl belediyelerin şeffaflığını, bütçesini inceleyebilmeli ve raporları kamuoyuyla paylaşmalı."