Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Manisa’nın 1930 yılından bugüne uzun yıllar yıllık yağış ortalaması metrekareye 738,8 kilogram, 2026 yılı ocak sonu ve şubat ayı ortalarına kadar olan 30 günlük zaman diliminde metrekareye düşen yağış miktarı 530 kilograma ulaştı.
Yaşanan rekor yoğun yağış sonucu Gediz Nehrinin taşması sonucu etrafındaki bağlar halen taşkın suları altında kaldı.
Bağ budama mevsimine yaklaşılmasına rağmen bağların su altında kalması bağ üreticilerini endişelendirdiğini kaydeden Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, 2000’li yılların başında Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılan bir çalışmada kış yağışları sonucu bağların su altında kalmasının hastalık ve zararlı bakımında olumsuz bir etkisi olmadığı ortaya konduğunu kaydetti.
“Bağlara zararı olmadığı araştırma ile tespit edilmişti”
Yağışların ara vermesiyle bağlardaki suların yavaş yavaş çekildiğini ancak bağların hala en az yarım metre su altında olduğunu kaydeden Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, “Burada öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Bu durum asmalarımız uyku döneminde olduğu için şu anda hastalık ve zararlı bakımından herhangi bir zarar oluşturmuyor. Hatta biliyorsunuz, özellikle aşısız bağlarımızın kışın sular altında bırakılması, filokseranın da baskı altına alınması bakımından faydalı da olabiliyor. Zaman zaman üreticilerimiz bu uygulamayı da yapıyorlar. Onun dışında özellikle hastalıklar bakımından şu anda bir tehlike yok, çünkü bağlarımız uyku döneminde. Yine de bu konuda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var.” Diye konuştu.
“Mart ayı ortasına kadar budama yapılmalı”
Bağların uyku döneminde olduğundan dolayı su altında olması herhangi bir tehlikeli durum teşkil etmediğini vurgulayan Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, “Bulunduğumuz dönem şu anda aynı zamanda budama dönemi, kış budamasının yapıldığı dönem. Şu anda mart ayına da yaklaşmak üzereyiz ve bağlarımız uyanmaya doğru yaklaşıyor. Dolayısıyla budamanın da gözler uyanmadan 15 gün öncesine kadar tamamlanması gerekiyor. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bu anlamda sorun oluşturabilir, çünkü gördüğünüz gibi bağlara şu anda girmek mümkün değil. Dolayısıyla toprak sıcaklığının da ısınmasına bu sular yardımcı oluyor. Biliyorsunuz, toprak sıcaklığı 10 derecenin üzerine çıktığında bağlar uyanırlar. Bu sürece doğru yaklaşıyoruz. Bu anlamda bir risk oluşturabilir. Üreticilerimiz de bağlara giremediğinden dolayı belki sular altında kalma olayı devam ederse uyanma gerçekleşebilir, uyanma yaklaşabilir. Bu da budamanın gecikmesine sebep olabilir. Biz zaten ilkbahar geç donlarından korumak için budamanın geç yapılmasını tavsiye ediyoruz. Ancak bu dönem, bağların uyanmasına 15 gün kalana kadar tamamlanması gerekiyor. Bu dönem aşıldığı zaman ağlama dediğimiz sorunlarla karşılaşabiliyoruz.” Şeklinde bilgiler aktardı.
“Su çekilen bağlarda budamaya başlanmalı”
Bağlarda ağlama sorununun asmaların bir miktar su kaybetmesine ve göz kaybetmesine sebebiyet verebildiğine işaret eden Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, Gediz taşkınlarından dolayı bağların bir kısmının sular altında kalmasının hastalık ve zararlı bakımından endişe edilecek bir durum olmadığını söyledi.
Üreticilerin arazilerini takibine devam etmeleri uyarısında bulunan Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, budanmamış olan bağlarda sular çekildikten sonra çok geçe bırakmadan kış budamasını bir an önce tamamlamasını ve budamadan sonra attıkları bordo bulamacının dozunu uyanma yaklaştığı için azaltmalarını tavsiye etti. (Turgay Duyar)






