Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Akhisar'ın sahip olduğu tarihi, kültürel, ekonomik ve turizm potansiyelinin daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini belirterek, 'Akhisar'ı sadece geçilen bir ilçe değil, ziyaret edilen ve keşfedilen bir şehir haline getirmeliyiz' dedi.

Manisa'nın önemli ilçelerinden Akhisar'ın sosyoekonomik yapısı, kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, ilçenin tanıtımı için ortak bir vizyon oluşturulması çağrısında bulundu.

Akhisar'ın yalnızca tarımsal üretimiyle değil, tarihi geçmişi, gastronomisi, zeytini, zeytinyağı, üzümü, köklü ticaret kültürü ve doğal güzellikleriyle de öne çıkabilecek önemli bir merkez olduğunu ifade eden Köse, ilçenin sahip olduğu değerlerin tek tek değil, bir bütün halinde tanıtılması gerektiğini söyledi.

'Akhisar'ın hikayesi var'

Akhisar'ın en önemli avantajlarından birinin güçlü bir geçmişe sahip olması olduğunu dile getiren Köse, 'Akhisar'ın anlatacak çok güçlü bir hikayesi var. Tarihi, tarımı, ticareti, zeytini, gastronomisi ve insan kaynağı bir araya geldiğinde ortaya çok değerli bir şehir profili çıkıyor. Ancak bu değerlerin daha görünür hale getirilmesi gerekiyor. Akhisar'ı sadece ekonomik üretim yapan bir ilçe olarak değil, kültürü ve yaşam biçimiyle ziyaretçisine deneyim sunan bir destinasyon olarak ele almalıyız' dedi.

Köse, Akhisar'ın sosyoekonomik gelişiminin turizm ve kültür politikalarıyla desteklenebileceğini belirterek, özellikle gençlerin ve kadınların yerel ekonomiye daha fazla dahil edilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

'Zeytin ve gastronomi turizmin lokomotifi olabilir'

Akhisar'ın zeytin ve zeytinyağı kültürünün ilçenin tanıtımında önemli bir marka değeri oluşturabileceğini ifade eden Köse, gastronominin de bu sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Köse, 'Akhisar denildiğinde akla zeytin ve zeytinyağı geliyor. Bunu sadece bir tarımsal ürün olarak görmemeliyiz. Zeytin hasadından zeytinyağı üretimine, yöresel yemeklerden geleneksel üretim yöntemlerine kadar bütün süreci turizm ürünü haline getirebiliriz. Zeytin rotaları, gastronomi günleri, üretici ziyaretleri ve tadım etkinlikleri düzenlenebilir. Böylece hem üretici kazanır hem de ziyaretçi ilçede daha fazla zaman geçirir' diye konuştu.

'Tarihi değerler turizm rotasına dönüştürülmeli'

İlçenin tarihi ve kültürel değerlerinin daha fazla tanıtılması gerektiğini vurgulayan Köse, Akhisar'ın geçmişinin turizm açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.

Köse, tarihi alanların birbirleriyle bağlantılı şekilde ele alınarak yürüyüş ve gezi rotalarının oluşturulabileceğini belirterek, 'Bir ziyaretçi Akhisar'a geldiğinde nereden başlayacağını, nereleri göreceğini ve hangi ürünü tadacağını kolaylıkla bulabilmeli. Bunun için kent merkezinden tarihi alanlara, gastronomi noktalarından zeytin üretim bölgelerine uzanan tematik rotalar hazırlanabilir. Bu rotalar dijital haritalarla desteklenerek sosyal medya ve turizm platformlarında tanıtılabilir' ifadelerini kullandı.

'Akhisar'ın tanıtımı dijital dünyaya taşınmalı'

İlçenin tanıtımında sosyal medyanın etkin kullanılmasının önemine dikkat çeken Köse, Akhisar'ın kendine özgü değerlerinin profesyonel içeriklerle dünyaya anlatılabileceğini söyledi.

Köse, 'Bugün bir şehri tanımak isteyen insanların ilk baktığı yerlerden biri sosyal medya. Akhisar için profesyonel fotoğraf ve video arşivi oluşturulmalı. Kısa tanıtım filmleri hazırlanmalı, zeytinliklerden tarihi yapılara, yöresel yemeklerden festivallere kadar ilçenin bütün değerleri hikayeleştirilerek anlatılmalı. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, üreticiler ve işletmeler aynı tanıtım çatısı altında buluşmalı' dedi.

'Akhisar markası ortak akılla büyütülmeli'

Akhisar'ın tanıtımının tek bir kurumun çalışmasıyla gerçekleştirilemeyeceğini belirten Köse, ortak akıl ve iş birliği çağrısında bulundu.

Köse, 'Akhisar'ın geleceği için ortak bir tanıtım stratejisine ihtiyacımız var. Belediyemiz, kaymakamlığımız, kamu kurumlarımız, meslek odalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, turizmcilerimiz, üreticilerimiz ve esnafımız aynı hedef doğrultusunda hareket etmeli. 'Akhisar' markasını birlikte oluşturabilirsek, ilçemizin ekonomik ve sosyal değerini de artırabiliriz' diye konuştu.

Akhisar'ın özellikle hafta sonu turizmi açısından da değerlendirilebileceğini belirten Köse, Manisa, İzmir ve çevre illerden gelecek ziyaretçilere yönelik günübirlik ve hafta sonu programları hazırlanabileceğini ifade etti.

Akhisar'ın tarihinin çok eski dönemlere uzandığını belirten Köse, ilçenin sahip olduğu tarihi mirasın turizm açısından büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

Köse, 'Akhisar'ın tarihi denildiğinde Thyateira Antik Kenti başta olmak üzere çok güçlü bir mirastan söz ediyoruz. Bugün modern Akhisar'ın üzerinde yükseldiği topraklar binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Bu geçmişi sadece tarih kitaplarında bırakmamalıyız. Ziyaretçilerin gelip görebileceği, hikayesini dinleyebileceği ve deneyimleyebileceği bir turizm rotasına dönüştürmeliyiz' dedi.

'Thyateira, Akhisar'ın turizm vitrini olmalı'

Thyateira Antik Kenti'nin Akhisar'ın tanıtımında çok daha etkin kullanılabileceğini vurgulayan Köse, antik kentin sadece arkeoloji meraklılarına değil, farklı yaş gruplarından ziyaretçilere hitap edecek şekilde tanıtılması gerektiğini söyledi.

Köse, 'Thyateira, Akhisar'ın turizm vitrini olabilir. Buradaki tarihi mirasın daha anlaşılır şekilde anlatılması, ziyaretçi rotalarının oluşturulması, profesyonel tanıtım filmleri ve dijital içeriklerle desteklenmesi gerekiyor. İnsanlar Akhisar'a geldiklerinde Thyateira'yı mutlaka görmeleri gerektiğini bilmeli. Bunun için ulusal ve uluslararası tanıtım çalışmalarına ağırlık verilmelidir' diye konuştu.

'Ulu Camii'nin tarihi de Akhisar'ın zenginliğini gösteriyor'

Akhisar Ulu Camii'nin de ilçenin tarihi dokusu içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Köse, yapının çevresindeki tarihi doku ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Köse, 'Akhisar Ulu Camii, ilçemizin geçmişinin ne kadar derin olduğunu gösteren önemli yapılardan biri. Ayasofya gibi dünya tarihine mal olmuş yapılardan bile daha eski dönemlere uzanan tarihi katmanların bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Akhisar'ın zenginliği tam da burada ortaya çıkıyor. Antik dönemden Perslere, Roma ve Bizans'a, oradan Türk-İslam dönemine uzanan çok katmanlı bir tarihimiz var. Bu mirası birbirinden kopuk değil, bütüncül bir kültür rotası olarak değerlendirmeliyiz' ifadelerini kullandı.

'Akhisar'ı geçilen değil, keşfedilen bir şehir yapmalıyız'

Akhisar'ın ulaşım avantajının da tanıtım açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Köse, 'Akhisar önemli ulaşım akslarının üzerinde bulunuyor. Bu avantajı kullanarak ilçeyi sadece geçiş noktası olmaktan çıkarmalıyız. İnsanların 'Akhisar'dan geçtim' değil, 'Akhisar'a gittim, gezdim, yedim, zeytinyağını tattım ve tekrar geleceğim' demesini sağlamalıyız. Bunun yolu da şehrin bütün değerlerini doğru bir hikaye içerisinde anlatmaktan geçiyor' dedi.

Köse, Akhisar'ın kültür, turizm, tarım ve ticaret potansiyelinin birlikte değerlendirilmesi halinde ilçenin bölgesel ölçekte daha güçlü bir çekim merkezi haline gelebileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA