
Son 3 yılda Sultani Çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yaygın hastalıklar ve şiddetli don olayları nedeniyle oldukça düşük gerçekleştiğini belirten Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yetiştirme Tekniği Bölümü Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, 2026 yılında ise verimli bir sezon ile yüksek bir rekoltenin gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
Bu yıl herhangi bir rekolteyi etkileyecek düzeyde doğal felaket yaşanmadığına dikkati çeken Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, kurak giden sezonların ardından ilkbahardaki aşırı yağışların çok verimli bir sezon yaşanmasına neden olduğunu vurguladı.

“Bağlarımızda bazı sorunlar da göze çarpıyor”
Yüksek verimle beraber bağlarımızda bazı sorunların da göze çarptığını kaydeden Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, “Bunların başında tanelerin buruşması ve salkımlarda uç kuruması geliyor. Bu sorunların temel sebebi ürünün fazlalığı. Bunun yanında bazı yanlış uygulamalar ve besleme hataları da salkımlarda uç kurumasına tanelerde buruşmaya neden olabiliyor. Bu noktada kış budamasında bırakılacak çubuk sayısını da hatırlatmak gerekiyor. Yapılan araştırmalarda kurutmalık sultani çekirdeksiz üretiminde kış budamasında 3x2 metre sıra aralık mesafesinde tesis edilen bir bağda asma başına 90-100 göz yani asma başına 14-15 gözlü 6-7 ürün çubuğu bırakılması öneriliyor. Sezonun iyi geçmesi, gereğinden fazla ürün çubuğu bırakılması ile birleşince yüksek verim ve yüksek verime bağlı olarak da besleme sorunları, uç kurumaları ve tane buruşmaları yaşanabiliyor. Üreticimizin ya asmanın kaldırabileceği kadar ürün yüklemesi yapması ya da ürün yükünü kaldırabilecek bir yetiştiricilik ve bitki besleme yapması gerekiyor.” diye konuştu.

“Fotosentez yapacak yaprağın yetersiz olması”
Uç kurumasının ve tane buruşmasını en önemli nedenlerinden birinin fotosentez yapacak yaprağın yetersiz olması olduğunu ileri süren Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, “Sezon içerisinde yeşil budamanın zamanında ve dikkatli yapılması gerekiyor. Asmanın havalanması ve güneşlenmesi gerekiyor. Işık görmeyen yaprak, üreten değil tüketen olduğu unutulmamalıdır. Bağcılarımızın zamansız ve aşırı yaprak almaları özellikle tel dibinden tıraşlamaları hem aşırı koltuk sürgünü oluşumuna ve havasız bir taç oluşumuna neden olmakta, fotosentez kapasitesini düşürmektedir hem de kış budamasında bırakılacak en güzel çubukların kısa kalmasına neden olmaktadır.

Ayrıca yeşil budamada dikkat edilmesi gerekenlerden biri de salkımları doğrudan güneşe maruz bırakmamaktır. Hatta küresel ısınmayla birlikte sıcaklıklar arttığı için asmanın batı tarafları eskisi kadar açılmamalı asmanın içerisinin sıcaklığını düşürecek şekilde gölge yapılmalıdır. Bilindiği gibi fotosentez yüksek sıcaklıkta da yavaşlamaktadır. Bu da ürünün fazla olduğu bu yılda beslenme zafiyetine dolayısıyla tane buruşmalarına yol açabilmektedir.
Fotosentezi zayıflatacağından aşırı yaprak alımı da kaçınılması gereken bir durumdur. Salamura yapraktan geçimini sağlayan üreticilerimizin hem salamuralık yaprak üretiminin hem de üzüm üretiminin bir arada olmayacağının, salkımların beslenmesinin zayıf kalacağının bilincinde olması gerekir. Aşırı sıcak havalarda bitkiye terlemeyle kaybettiği su geri verilmelidir. Kök bölgesi kuru kalmamalıdır. Köklerin susuz ve havasız kalması da aynı şekilde beslenme zafiyetine ve tane buruşmalarına yol açabilmektedir. Potasyum, Magnezyum ve Kalsiyum uç kuruması ve tane buruşması konusunda önemli bitki besin elementleridir. Özellikle ben düşme (tatlı su yürüme) döneminden itibaren ihtiyaç durumuna göre verilmelidir.” şeklinde bilgiler aktardı.

“Fazla toplanan yaprak, zararlılara da yardımcı oluyor”
Asmanın beslenmesinde yaprakların büyük önemi olduğunu hatırlatan Ziraat Yüksek Mühendisi İnan, “Son yıllarda Manisa bağlarında yaygın görülen, yapraklarda kıvrılmalara neden olan Empoasca (yaprak piresi), yapraklarda kurumalara neden olan Esca (kav marazı), mildiyö, bağ uyuzu gibi yaprakların deforme olmasına ve görevini yapmasına engel olan hastalık ve zararlıların da fotosentezin yavaşlamasına ve dolayısıyla uç kuruması ve tane buruşmasına yardımcı olduğu da göz önüne alınmalıdır.” diyerek uyarıda bulundu. (Turgay Duyar)





