GÜNDEM

MCBÜ Hastanesinde ilk kez yapılan ameliyat

Manisa ve İzmir’de 3 ayrı hastaneye başvuran ama sonuç alamayan 37 yaşındaki kadın hasta, Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesinde ilk kez yapılan ve 7 saat süren operasyonla sağlığına kavuştu.

MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, birçok merkeze başvuran ancak sonuç alamayan 37 yaşında genç bir kadın hastanın nefes borusundaki (trakea) darlık nedeniyle yaşadığı ciddi solunum sıkıntısının hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla giderildiğini kaydetti.


Başhekim Topçu, “Hasta, nefes borusundaki bu yapışıklığın ve daralmanın düzelmesi için birçok merkeze başvurmuş ancak sonuç alamamış. Sonunda Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniğimize gelmiş ve kliniğimizde çok nadir yapılan yaklaşık 7 saat süren başarılı bir ameliyatla bu daralma başarıyla onarılmıştır. Trakea cerrahisi, yani nefes borusu cerrahisi, oldukça özellikli bir cerrahidir. Bu başarılı operasyonu gerçekleştiren ekibimize, başta Demet Yaldız olmak üzere tüm ekibine teşekkür etmek ve onları tebrik etmek istiyorum.” Diye konuştu.

Hastanemizde yapılamayan neredeyse hiçbir işlem kalmamıştır
Manisa Celal Üniversitesi Hastanesi’nin 750 yatak kapasitesi ve yılda 1 milyon 200 binden fazla poliklinik hizmeti veren, oldukça önemli bir merkez konumunda olduğunu vurgulayan Başhekim Prof. Dr. Topçu, “Robotik Cerrahi de artık hastanemizde de yapılmaktadır. Manisa'da hastanemizde yapılamayan neredeyse hiçbir işlem kalmamıştır. Bölgenin tüm sağlık ihtiyaçlarını, üçüncü basamak sağlık hizmetleri ihtiyacını karşılıyoruz.” Şeklinde bilgi aktardı.

Ameliyat, Manisa CBÜ Hastanesinde ilk kez yapıldı
Nefes borusundaki darlık nedeniyle ciddi solunum sıkıntısı yaşayan 37 yaşındaki Gülizar Koç’un ameliyatını gerçekleştiren Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Demet Yaldız, hastanın durumunun çok özel olduğunu belirterek, “Bizim hastanede ilk defa yapıldı. Ege bölgesinde de ender yapılır. Yani yaklaşım yeri açısından bölgede de ender ameliyatlardan birisidir. Çünkü genellikle boyun bölgesinden yaklaşılır.” Dedi.


Yaptıkları operasyon hakkında bilgiler aktaran Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yaldız, “Celal Bayar Üniversitesi hastanemizde ilk defa toraks yaklaşımı postentübasyon stenoz dediğimiz aslında nefes borusunun darlığı ama aşağıda bir darlık vardı bu yüzden çok merkez gezmiş. Oldukça riskli boyundan yaklaşımlı nefes borusu darlığı ameliyatları nedeniyle oldukça ek riskleri var. Hastamızın ayrıca kalp ile ilgili ritim bozukluğundan dolayı kalp pili de hastanın ameliyatının özellikle anestezi ile ilgili ameliyatın risklerini arttırıyordu. Aslında genel olarak solunum yolu darlıkları, solunum yolu tümörleri multidisipliner yaklaşım gerektiren zorlu ameliyatlar. Çok fedakârlık istiyor. Yakın takip istediği için çoğu merkez tarafından aslında yapılmasından kaçınılıyor. Biz Kasım 2025'te girişimsel pulmonoloji birimini kurduk Göğüs Cerrahisi bünyesinde. Aslında her türlü koah hastasının daha iyi nefes almasını sağlayacak uygulamalar, valf sistemleri, koiller gibi veya işte nefes borusu iyi huylu darlıklar dediğimiz özellikle bu uzun süre solunum cihazına bağlı hastalarda oluşan, maalesef ne kadar önlem alınsa da oluşan hastamızda olduğu gibi nefes borusu darlıklarını ameliyatlarını veya genişletmelerini, çeşitli bronkoskopik uygulamaları yapan bir birim. Celal Bayar Tıp Fakültesi İzmir'e yakınlığı nedeniyle bazı handikaplara sahip. Çoğu hasta burada yapıldığını bilmediği için İzmir'e sevk olabiliyor. Tüm çabamız, klinik olarak bu hastaların İzmir'e gitmelerine engel olmak. Çünkü bunlar hastalara da çeşitli hem maddi hem manevi zorluklar getiriyor. Manisa'mızda yapılırken neden bu hastalar İzmir'e sevk edilsin gayesiyle yola çıktık zaten. Amacımız tüm ameliyatları yapabilmek. Zaten şu anda yapamıyor olduğumuz teknik olarak yok. En son girişimsel pulmonolojinin eksikleri de tamamlanınca her türlü solunum yolu girişimlerini yapabiliyor olacağız.” Diye konuştu.

7 saat süren operasyon gerçekleştirildi

Çoğu zaman entübasyona bağlı nefes borusu darlıkları boyun bölgesinden oluştuğu için oradan yaklaşıldığını vurgulayan Doç. Dr. Yaldız, ancak hastada entübasyon sürecinde, entübasyon tipinin balonu aşağı kısımda şişik kaldığı ve aşağıda olduğundan torakstan yani göğüs kafesinden açık ameliyat yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Doç. Dr. Yaldız, “Teknik olarak büyük damara yakınlığı, toplar damara yakınlığı nedeniyle dar bir alanda nefes borusunun dar olan kısmını çıkartıp, yaklaşık 3,5 santimetreye yakın dar bir kısmı vardı. Onu çıkarttıktan sonra geri kalan iki ucu bir araya getirmenin çeşitli teknik zorluğu var. Bunun için akciğerler gevşetiliyor, bir araya tekrar uç uca getirebilmek işin zorluk kısmı. Bunu da çok şükür başardık. Rahatça uç uca getirip birbirine anastomoz dediğimiz uç uca dikme olayını gerçekleştirdik. Tabii ondan sonraki bakım süreci de çok önemli. Hastanın granülasyon iyileşme sürecinde iyi bakımı oldukça önemli. Çünkü yara yerinde yeniden daralma oluşabilir. Bu sebepten dolayı bakım önemli.” Dedi.

Riski yüksek bir ameliyat başarıyla tamamlandı
Bu ameliyatta hastanın kalp pilinin de olmasının ameliyatın zorluk derecesini yükselttiğini vurgulayan Doç. Dr. Yaldız, “Ameliyata teknik zorluk getiriyor. Hasta ile beraber çok ciddi hayati riskleri beraber konuşarak birlikte karar verdik. Hastamızı sağlıklı olarak çocuklarına kavuşturmak çok önemli. Göğüs cerrahisi olarak çünkü maalesef çok basit ameliyatlarımız yok. Ağır ameliyatlarla uğraşıyoruz. Başta akciğer kanseri olmak üzere.” Diye konuştu.
Aileyle beraber çok büyük risk aldıklarını vurgulayan Doç. Dr. Yaldız, “Hastamıza tüm riskleri anlattık ama onlar ilk genişletme işlemi sırasında tabii yaşayarak zorlukları gördükleri için o kadar dardı ki 2 milimetreye kadar ulaşmıştı darlık. En azından hastamızın bebeğinin biraz daha büyüyünceye kadar zaman kazanmak adına 3 kere genişletme işlemi yapıldı. Sonrasında da hep beraber oturup karar verdik ve bu ameliyatın riskini aldık.” Dedi.

Manisa CBÜ’de sağlığıma kavuştum
Nefes borusundaki darlık nedeniyle ciddi solunum sıkıntısı yaşayan 37 yaşındaki Gülizar Koç ise çocuğu olduktan sonra birden rahatsızlandığını belirterek, yaklaşık 1 ay yoğun bakımda kaldığını söyledi.
Nefes almakta çok büyük zorluk çektiğini belirten Koç, Manisa ve İzmir’deki 3 ayrı hastaneye tedavi olmak için gittiklerini ancak sonuç alamadıklarını Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi’nde sağlığına kavuştuğunu belirtti.
Eşinin soluk borusunda aşırı bir daralma olduğu için nefes almakta zorluk yaşadığını, yürümekte bile zorlandığını kaydeden Hasta Gülizar Koç’un eşi İsa Koç ise “Zor nefes alıyordu, lavaboya bile gitmekte zorlanıyordu. Şimdi Allaha şükür nefes almaya başladı ve sağlığına kavuştu. Eşimin tedavisinde emeği olan başta Doç. Dr. Demet Yaldız olmak üzere tüm hastane personeline çok teşekkür ediyorum.” Dedi. (Turgay Duyar)