GÜNDEM

Kolon kanserinde kişiye özel tedavi dönemi

En sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri artık tek tip bir hastalık olarak değil, kişiye özel özellikler taşıyan bir tablo olarak değerlendiriliyor.


Kolon kanserinin, uzun yıllardır dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ettiğini kaydeden Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ferhat Ekinci, yaptığı açıklamada son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmelerin, bu hastalığa bakış açısını kökten değiştirdiğini ileri sürdü.
Doç. Dr. Ekinci, “Kolon kanseri artık tek tip bir hastalık olarak değil, kişiye özel özellikler taşıyan bir tablo olarak değerlendiriliyor. Son dönemde en çok dikkat çeken gelişmelerin başında “immünoterapi” geliyor. Bu tedavi yöntemi, doğrudan kanseri hedef almak yerine kişinin kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörle savaşmasını sağlıyor.” Dedi.
Özellikle belirli genetik özelliklere sahip hastalarda, immünoterapi’nin etkisinin oldukça çarpıcı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ekinci, öyle ki bazı yeni çalışmalarda, ameliyat öncesi uygulanan bu tedaviyle tümörün tamamen ortadan kaybolduğu vakaların bildirildiğini ileri sürdü.

Kolon Kanserinde Kişiye Özel Dönem

Bu durumun, “Acaba her hasta kemoterapi almak zorunda mı?” sorusunu gündeme taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Ekinci, “Bir diğer önemli gelişme ise “kişiye özel tedavi” anlayışı. Artık, tümörün genetik yapısı analiz edildiği için her hastaya aynı tedaviyi uygulamıyor. Bunun yerine, hastanın tümörüne en uygun ilaçlar seçiliyor. Bu sayede hem tedavi başarısı artıyor hem de gereksiz yan etkilerin önüne geçiliyor. Günümüzde dikkat çeken bir başka yenilik ise “sıvı biyopsi” adı verilen yöntem. Bu yöntem sayesinde hastalığın takibi için her zaman doku örneği almak gerekmiyor. Basit bir kan testiyle, vücutta kanser hücrelerine ait izler tespit edilebiliyor. Bu da özellikle ameliyat sonrası hastalığın geri gelip gelmediğini çok daha erken anlamayı mümkün kılıyor.” Şeklinde bilgiler aktardı.
Öte yandan kolon kanseri artık daha genç yaşlarda saptanmaya başladığı görülmektedir. Bu nedenle birçok ülkede tarama yaşı 50’den 45’e düşürülmüş durumda. Uzmanların en önemli uyarısı ise net: Belirti beklemeden düzenli tarama yaptırmak hayat kurtarıyor.” Dedi.

“Tek seçenekli” bir hastalık değil
Tüm bu gelişmelerin, kolon kanseri tedavisinde umut verici bir döneme girildiğini gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Ekinci, “Her ne kadar her hasta için aynı sonuçlar geçerli olmasa da, bilim dünyası daha etkili ve daha az yan etkili tedaviler için hızla ilerliyor. Sonuç olarak, kolon kanseri artık eskisi kadar “tek seçenekli” bir hastalık değil. Erken teşhis, doğru tarama ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla, bu hastalıkla mücadelede her geçen gün daha güçlü hale geliyoruz.” Diye konuştu. (Turgay Duyar)