Ziya Gökalp’ten Ahmet Bican Ercilasun’a

“Bir Fikir Bir Lider Ziya Gökalp‘ten Atatürk’e Uzanan Yol” konulu konferans gerçekleştirildi.

Konferansta Türk Dünyası’nın yakından tanıdığı Türk Dili ve Türk Edebiyatı üzerine önemli çalışmaları bulunan Türk düşünce dünyasının önemli şahsiyetlerinden Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un vermiş olduğu bilgiler ufuk açıcı ve uyarıcı nitelikteydi.

Ahmet Bican Ercilasun, Ziya Gökalp’in çileli hayatı, fikir dünyası, mücadelesi ve aile hayatı üzerine detaylı bilgiler verdi. Ercilasun, Ziya Gökalp’in Türklerin kadim kültür ve medeniyet şehri olan Diyarbakır’dan başlayan hayat yolculuğunda Diyarbakır’dan Selanik’e, Selanik’ten İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya, Ankara’dan tekrar Diyarbakır’a uzanan hayat serüveninde düşünce kültür ve siyasi mücadelelerin yoğun yaşandığı dönemle ilgili önemli detaylar paylaştı.

Ahmet Bican Ercilasun Türk Dünyası’nın Türkiye Edebiyatı ve Türk Dilinin önemli üzerine yapmış olduğu çalışmalarıyla tanınıyor. Ercilasun, Türk dünyasına önemli mesajlar veren, sözü dinlenen yazdıkları dikkate alınan önemli mütefekkirlerimizden birisi. Dinç, coşkulu ve heyecanlı anlatımıyla performansından hiçbir şey kaybetmediğini de gösterdi.

Ahmet Bican Ercilasun Türk dünyasına hayatını adamış, Türk dünyası ve Türk Dili üzerine önemli çalışmaları imza atmış, Türk dünyasının ortak dili, ortak kültürü ve Türk dünyasının bir çok yönüyle ilgilenmiş ziyalı aydınlarımızdan birisidir.

Ziya Gökalp’ın Diyarbakır’da başlayan, Osmanlı’nın dağılma sürecinde 19. yüzyılın sonunda dünyaya gelen hayatı ve çocukluk yıllarına dayanan Türk kültür ve düşüncesiyle ilgilenmesi kısa zamanda dikkat çekmesine neden olmuştur. Her zaman hürriyetçi karakteri, Türk milletinden yana olan düşünceleri ve tavrı küçük yaşlarda başlamış Gökalp’ın önemli bir karakteridir.

Diyarbakır’ın Türk kültürü havzasından getirdiği o coşku ve fırtınayı her zaman taşımaya devam eden olaylara objektif bakan, Osmanlı’da meşrutiyet yanlısı, Milli Mücadelede Atatürk’ün yanında, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasınında Atatürkle birlikte olan ve modern cumhuriyetin kurulmasında önemli rol oynayan Atatürk’ün fikir babalarından birisidir.


Ziya Gökalp sadece sosyoloji ve Türk Kültür Tarihi anlamında değil Türkiye Cumhuriyeti’nin modern Türk kültürünün inşa ve uygulanmasında, modern düşüncenin önemli inşacılarından birisi olarak görülebilir. Zira Ziya Gökalp Meşrutiyet dönemini iliklerine kadar hiseden, hatta bir dönem hapis hayatı yaşayan, daha sonra İttihat Terakki içerisinde önemli mevkilere gelmiş, bir çok akademisyen ve aydının yetişmesine önemli katkılar sağlayan mütefekkirlerimizden birisidir.
Ziya Gökalp Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa’nın başını çektiği İttihat Terakki Partisi’nde bir düşünce insanı olarak sivrilmiş daha sonra Sürgün hayatı geçirdiği Diyarbakır’da kıt kanaat imkanlarla çıkarmış olduğu dergide yer alan makaleleri ile dikkat çekmiş; Atatürk gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularının dikkatini çekmiş önemli şahsiyetlerden birisidir. Türk sosyolojisinin modern anlamda kurulmasında, Türk düşüncesinin, Türk tarihinin öz köklerine dayandırılmasında, Türkleşmek İslamlaşmak ve Muasırlaşmak düsturuyla hareket edilmesinde önemli katkılar sağlayan, çağdaşlaşma düşüncesini Türk kalarak yaşatmaya çalışan ve bu anlamda Atatürk’ü yakından tanıyan, Atatürk’ü fazlasıyla etkileyen önemli kişiliklerden birisidir.
Türkiye’nin modernleşmesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında Ziya Gökalp benimsediği fikirlerin uygulamaya konulduğu görmek mümkündür.

Ziya Gökalp gerek siyasi anlamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurulmasında benimsenen ilkelerin oluşturulmasında, gerekse Türk kültürü, Türk tarihini, Türklerin kim olduğu ve nasıl anlamamız, nasıl okumamız ve nasıl çözümlememiz gerektiğini Türkleri sosyolojik, kültürel temellere dayandırarak anlatan bilim adamıdır.


Bazen üniversite kürsüsünde haykıran Ziya Gökalp bazen de Ankara’da Mecliste haykırmıştır. Ancak Ziya Gökalp’in hayatının bir bölümü İngilizler tarafından Malta Adasına sürgün edilesiyle kesintiye uğramış ancak buna rağmen Gökalp Malta adasını bir okul ve ilim yuvası haline getirmesini bilmiştir.


29 Nisan 2026 günü Ahmet Bican Ercilasun “Ziya Gökalp’ten Atatürk’e Uzanan Yol” üzerine katılımcılara önemli mesajlar verdi. Ercilasun enerjisinden, coşkusundan ve Türk milliyetçiliği idealinden hiçbir zaman vazgeçmediğini, gönlünün Türk kültür ırmaklardan beslene coşkun ırmak akmaya devam ettiğini gösterir gibiydi.


Ercilasun’nun Ziya Gökalp üzerine yapmış olduğu konuşma sadece Türkiye’nin değil Türk dünyasının Ziya Gökalp‘in ortaya koymuş olduğu idealden öğrenmesi gereken bir çok ders olduğunu da ortaya koyuyor.

Zira Ziya Gökalp Türk düşüncesini, Türk medeniyetini, Türk kültürünü, Türk medeniyeti idealinin “Türkleşmek İslamlaşmak ve Muasırlaşmak” felsefesi etrafında yeniden şekillenmesi gerektiğine inanıyordu.

Yalnız Türkiye için değil Türk dünyası için önemli aydınlarımızdan birisi olan Ziya Gökalp’in düşünceleri ile Türk dünyasında 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başlarında bir çok aydınla paralellikler arz etmektedir. İsmail Gaspıralı’dan Ağaoğlu Ahmet’e kadar o dönemde Türk dünyasını düşünen, Türk dünyasıyla kaygılanan, Türk dünyasının ortak dil birlik ve beraberliğini savunan; Milli bağımsızlıktan, Milli Mücadeleden yana olan herkesin ortak düşüncesi Türkiye Cumhuriyetinin modern düşünce ve uygulamalar üzerine kurulmasıydı.

Ziya Gökalp 48 yıllık kısacık hayatında ortaya koymuş olduğu kitaplar, yazmış olduğu yüzlerce makale, gazete köşe yazıları, hatıraları, günlükleriyle yaşamaya, yaşatılmamaya devam ediyor.
29 Nisan 2026 tarihinde de Ziya Gökalp’in doğumunun 150. yıldönümünde anmak ve bunu Ercilasun hocayla birlikte gerçekleştirmek önemli bir karar ve adımdır.

Ercilasun hoca, Türk Dünyası’nın önde gelen bilge kişilerinden, ak saçlılarından birisidir. Ercilasun’un vermiş olduğu konferans katılımcılara tekrar düşünmeye, Ziya Gökalp’in kısacık hayatında yapmış olduğu çalışmaların üzerine, Türk kültür tarihi, Türk dili,... Türk medeniyeti adına neler yapmamız gerektiğini, nasıl yapılması gerektiğini hatırlatıp yol göstermesine çok yardımcı oldu.
Konferansı tertip eden başta Türk Ocakları Manisa Şubesi yetkililer olmak üzere emeği geçen ve katkısı olanlara teşekkür ve tebrik ederim.