SİYASETTE OLUR BÖYLE ŞEYLER DİYENLERE..

Siyaset, vatandaşa hizmet için yapılan, devletin yönetilmesi, devlet işlerinin icra edilmesi ile ilgili benimsenen özel görüş veya anlayış tarzını ortaya koyan ve bu yönde harcanan çalışmaların tümünü içeren erdemli bir faaliyettir. Bu tanımın bir gereği olarak da siyaset, dürüst, bilgili, cesur ve sorumluluk sahibi insanlar gerektir. Ve bu ölçülerde olan insanlara da siyasetçi denir

Siyaset; insanların, toplumsal yaşamda karşılaşılan ve toplumsal hayatı çeşitli şekillerde etkileyen her konuya taraf olması ya da olmaması, taraf olduğu yada olmadığı olay ve olgulara yönelik mücadele- müdahale etme sürecidir.

Toplumu ilgilendiren her konu siyasetin gündemidir. Dolaysıyla; siyaset, toplum hayatının bizatihi kendisidir.

Siyasetteki amaç toplum hayatında karşılaşılan sorunlara çözüm üretmek ve bu yönde mücadele yürütmektir.

Ancak, üzülerek görüyoruz ki, siyaset; birilerince kirletilmekte, yozlaştırılmakta toplumun geneline yönelmek yerine şahsi çıkarlara hizmet aracına dönüştürülmektedir. Siyasi üslup giderek utanç verici duruma düşürülmektedir.

Her hangi bir siyasi partiye, üye olduğunuzda tabanı temsil edersiniz veya üye olmasanız dahi o partiye oy vererek temsil ettiği ilkelerin tarafında olursunuz.

Üyel iken mahalle sorumlusu, başkanı, temsilcisi, içe delegesi , İl Delegesi, üst kurul delegesi olabilirsiniz.

Sonra, ilçe yöneticisi, İlçe Başkanı, İl Yöneticisi, İl yöneticisi, divan üyesi, İl Başkanı olabilirsiniz.

Bu unvan veya görevlerden birine sahip olduğunuzda daha fazla söz sahibi, etki ve yetki sahibi olmuşsunuz demektir..

Artık sırada , belediye meclis Üyeliği, belediye başkanlığı, milletvekilliği vardır ve de olursunuz.

İşte, birilerinin, toplumun tümünü ilgilendiren ideallerden koparak şahsi ideallere yöneldikleri nokta bu unvan ve makamların elde ettikleri gündür,

Başkan veya vekil olunca, bir anda ne oldum delisi olup huyu değişen karşısında ceket iliklenen, el öptüren, kibir abidesine dönüşen, her şeyi bilen, emreden örnekler oluşuverir.

Her yönetici, başkan, meclis üyesi toplumun tamamını temsil etti-ğini her nedense unutur. Her biri etraflarında ki guruplar ile elde ettikleri gücü korumak, daha da güçlenmek için rakip gördüklerin alt etmek için öyle bir mücadeleye girerler ki, SİYASETİN KİRLENDİĞ İ nokta bu noktadır. .

Bu tip insanlar, partilerine, partililerine, giderek toplumun kesimlerine zarar verir hale gelirler.

Amaçlarına ulaşmak için, şantaj, rüşvet, tehdit vs. her yola başvururlar. Acı olan bu tür faaliyetleri SİYASETTE OLUR BÖYLE ŞEYLER diyerek normalleştirmeleridir.

Ancak, hırslarında gözlerinin görmediği bir gerçek vardır. Aziz Türk milleti bu kabil insanlara gerekli dersi sandık başın da vermesini bilmektedir. Çünkü, İl ve ilçe teşkilatlarında dönen dedikodu, kıskançlık, haset ve birbirinin ayağını kaydırma çalımlarını, görmektedir.

Seçilerek görev verdikleri, sorumluluklarını ve seçenlerine hesap vermeyi bilmelidirler.

Seçtiklerimize hesap sorarız, ceketlerini bizim önümüzde iliklemeyi öğrenmelerinin zamanı gelmiştir.,

Dalkavuklara, sokak kabadayılarına, haset ve fesatlara, yalan söyleyenlere, dersleri demokrasi çerçevesinde verilecektir. Kimsenin şüphesi olmaya..

Selam ve Dua ile!..