II “Ermeni Tehciri Yargılanmaları” Kitabı

Harbden harbe giren, iktisadi, siyasi olarak güçten düşen memleket, iç ve dış sorunlarla uğraşmaktaydı. Osmanlı hasta adam ilan edilmişti, toprakları parçalanıp, bölüştürülmek, iktisadi kaynaklarına el konulmak istenmekteydi. Yapılan yenileşme hareketleri çare olmuyordu. II.Abdulhamid idaresi bitmiş, icraat fiili şekilde hükümete “İttihat ve Terakki’”ye geçmişti.

Ermenileri, kışkırtan, destekleyen ve organize edenlerin en başında İngiltere ve Rusya’nı geldiğini belirtmiştik. Rusya özerk bir Ermenistan yaratmak için elinden ne gelmişse yapmaktaydı. Zorlama ve dayatma ile Rusya’nın İstanbul Maslahatgüzarı Gülkeviç ile bizim Hariciye(dışişleri) Bakan’ımız arasında, 8 Şubat 1914 tarihli Ermenistan’ın devlet kurmasına yönelik Yeniköy Andlaşması imzalandı. Bu andlaşmayla doğu Anadolu’da Ermenilerin yoğun bulunduğu 2 müfettişlik bölgesi oluşturulacak, yerlerin idaresi (Erzurum, Trabzon, Sivas ve Harput, Van, Bitlis) yabancılara (müfettişlere) bırakılacaktı.

“Bu andlaşma Osmanlı Toprakları’nın paylaşımının başlangıcı olarak görülmekteydi.”

Fakat 1. Dünya Savaşı’nın çıkması bu süreci sonuca ulaştırmadı. Osmanlı Devleti’nin Almanya’nın yanında savaşa dâhil olmasıyla, Ermeni meselesi yeni ve karmaşık bir safhaya girmiş oldu. Uygulama durduruldu, üstünlük Osmanlı’daydı.

Ermeni isyanlarının ardı arkası kesilmiyordu. Bunlar basit ve ilgili yerlerdeki isyanlar değildi, her bir yerde düzenli, devamlı isyanlardı. Belli ki bir hedef dâhilinde ve büyük desteklerle yapılmaktaydı. Bunlar yalnızca isyan değildi, Rus ordusuna gönüllü tugaylar oluşturuluyor, halka katliamlar yapılıyordu.

Osmanlı, Birinci Cihan Harbi’nde art arta yenilgiler aldı, bu zamanlarda Ermeniler hem isyan ediyor hem de Türk ordusunu vuruyorlardı.

Savaş şartlarında, devlet bu yapılanlara dokuz ay tahammül etti. 24 Nisan 1915 de devlet aleyhine hareket eden 610 kişiden yakalayabildiği 235 ni tutuklamasına rağmen Ermeni örgütlenmesi ve silahlanması devam etti. Kanlı faaliyetlerini arttırdılar, Özellikle Van İsyanı devletin fikrini değiştirmesini sağladı ve Ermelerinin bir kısmının devlet aleyhindeki faaliyetleri ve ihanetleri ile kasabalardaki masum halkı silahlanarak katletmeleri sebebiyle bulundukları yerden alınarak, güneydeki vilayetlere sevk ve iskân edilmek üzere, 27 Mayıs 1915 yılında tehcir kanunu çıkarıldı.

Ermenilerin sevklerinin can ve mallarına zarar gelmeden gerçekleşmesi, iaşelerinin karşılanması için, 34 maddelik ayrıntılı bir talimatname de 10 Haziran 1915 tarihinde düzenlendi.

Bu isyancılar tenkil edilirken, tehcir edilenler öldürülmüş gibi abartılı sayılarla ortalığa yayılıyordu

Ermenilerin göç ve iskân kararının uygulanması kolay olmadı. Birçok cephede savaşan devletin, iç güvenliği temin edecek kuvveti yetersizdi. Sınırlı sayıda askerle tehcir işi yürütüldü. Uygulama sırasında alınan bütün tedbirlere rağmen bazı suiistimaller oldu. Yolsuzluk ve ölümler oldu. Salgın hastalıklar önemli ölçüde ölümlere yol açtı.

Ayrıca tehcir sırasında da Ermenilerin bir kısmı tarafından, çetecilik faaliyeti devam ettirilmişti.

Devam edecek…