Tarihte Ermeniler çok güçlü devletler kuramamışlar. En sonunda Bizans tarafından hâkimiyetlerine son verilmiştir. Baskı içinde yaşamış olmalarına rağmen, Onlara hoşgörü ve imkânlar Selçuklu ve Osmanlı Türkiye’sinde gösterilmiştir. Osmanlı Devlet’i, güçten düşünce, hep azınlıklar üzerine oyunlar oynanmış, onlar da isyan ettirilmiştir.
Avrupa, Müslüman Türkleri, haçlı ordularına insan ve malzeme toplayabilmek için, yalan söyleyen, kötü propaganda yapan papazların gözüyle tanımıştır. Devleti parçalamak için, Ermenileri Türklere düşman eden Ruslar ve İngilizler olmuştur
Daha önceleri bizim sadık, vefalı millet olarak andığımız bürokraside, askeriyede, yönetimde önemli görevler verdiğimiz, Ermeni Tebaa’sıyla yol ayrımına girdiğimiz tarih Ruslarla yapılan 1877-78 harbidir. Kaybedilen bu savaş sonrası yapılan Ayastefanos ve Berlin Andlaşma’larıyla, Balkanlardaki Hristiyan topluluklara bağımsızlık veya özerklik verilmiştir. Türk Devletini yıkıp dağıtmak için Balkanlar’da yapılan yardım destek ve kışkırtmalar Anadolu’da da yapılmış, bağımsızlık için mevcut durum fırsat görülmüş ve şartlar uygun hale getirilmiştir.
Necdet Bilgi hocamızın yeni çıkan Ermeni Tehciri ve Yargılamaları kitabı,(İstanbul 2026) mühim konulara değinip, önemli mesajlar vermekte.
Berlin Andlaşması, Ermelerin yoğun yaşadıkları bölgelerde ıslahat yapılması mecburiyetini kapsıyordu. Fakat Osmanlı yöneticileri sınırları hayli belirsiz olan bu ıslahat kavramına tedbirli yaklaşıyordu. Osmanlı Yönetimini bu tutumuna karşı, ermeniler dış devletlerden destek bekliyor ve görüyorlardı.
Ermeniler örgütlenmeye ve silahlanmaya başladılar. Bir Kafkasya’da biri İsviçre’de Hınçak ve Taşnak gizli örgütü kuruldu, fakat faaliyetlerini Osmanlı Topraklarında yaptılar.
Ermeni Örgütleri 1890 yılından itibaren bir dizi terör eylemine giriştiler. Terörü propaganda amacı olarak kullandılar. Bazı abartılı, yanlış bilgilerle basın yoluyla dış dünyaya açıldılar, Hıristiyanların katledildiğini yaydılar. Bunlar netice almamasına rağmen, batı kamuoyuna yansımış ve dikkatleri üzerine çekmiştir.
Padişaha suikast girişiminde bulundular. II Abdülhamit muhaliflerine destek sağladılar. !908 yılında ilan edilen Meşrutiyet İttihat ve Terakki’nin başarısıydı. Kısa süreliğine ülkede birlik görüntüsü ortaya çıktı fakat çok sürmedi. Ermenilerin amaçları değişmiyordu. Osmanlı parlamentosunda seslerini yükseltecek kadar milletvekilleri vardı. Aynı zamanda bürokraside güçleri dikkate değerdi çünkü önemli görevlere de getirilmişlerdi. Buna rağmen 1909 yılında Adana ölçeğinde de olsa silahlı isyan ve terör yöntemiyle yabancı müdahalesini sağlamayı denediler.
Meşrutiyetin ilanı ile başlayan dönem, 1910 yılında Yemen İsyanı, 1911 yılında Trablusgarp Savaşı ve 1912 yılında, Balkan Savaşları ile Osmanlı Devleti’ne güç ve toprak kaybettirdi. Ülkeyi zor günler bekliyordu…
Devam Edecek…