Manisa Şehrinin renkli simalarından biri kuşkusuz Manisa Tarzan’ıdır. Cumhuriyetin ilk senelerinden itibaren Manisa’da yaşamış, şehirle bütünleşmiş, sevilmiş, hafızasında iz bırakmış, herkesin zihninde biraz farklı şekillenmiş olsa da asıl çevreci bir kimsedir.
Onun hakkında, çeşitli rivayetler dilden dile dolaşmış, 1932 yılından itibaren hayatıyla ilgili yazılar basında yer almıştır. Tarzan’ın hayatı, 1986 yılında Hakkı Avan, sonrasında onu yakından tanıyan Haydar ve Bedriye Aksakal kardeşler tarafından kitaplaştırılmıştır. Şimdi, Tarzan’ın 1932 ve 1963 yıllarında basına yansıyan, kendi ifadeleri ve yazılı belgeler üzerinden, Erkan Akbalık yeni bir kitap yazmış, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplarından Mayıs 2026 da yayınlanmıştır.
Yazımız, Erkan Akbalık üzerine birkaç kelam etmeden geçemeyeceğiz. Kendisi, alçakgönüllü, yardımlaşmayı seven bir kişiliğe sahiptir, yüksek bir çalışma azmi ve gayretiyle işini en ince ayrıntısına kadar takip edip, en iyi şekilde yapmakta ve başladığı işlerin de takipçisi olmaktadır. Manisa ve tarihimizle ilgili yayınladığı yeni belgeler ve yazılar övgüye layıktır.
Tarzan, o zamanlar Türk toprağı olan Irak’ın Samara şehrinde doğmuş, Irak, 1917 yılında İngilizler tarafından işgal edilince kardeşleriyle birlikte işgale karşı durmuş ve beş kardeşi şehit olmuştur. Hindistan’a gitmiş sonrasında 1919 yılında Erzurum’a gelmiş ve Kurtuluş Savaşına katılmış, İzmir’in kurtuluşuna kadar düşmanla mücadele etmiş, zaferin ardından yanmış yakılmış Manisa’ya yerleşmiş ve kentin yeniden canlanması ve yeşillenmesi için ciddi çaba göstermiştir.
Hayatını yaz kış bir şort ile devam ettirmesi, uzun sakalları, insanlarla iyi diyalogları, ağaç ve doğa sevgisi ve Manisa Belediye personeli, bahçıvanı, itfaiyecisi ve topçusu olarak on iki de top atışları yapması, okuma sevgisi, sanat ve sinemaya olan ilgisi onun dikkati çeken özellikleridir. Sosyal biridir fakat hayatının büyük kısmını dağ yamacı Topkale’de küçük mobilyasız bir kulübede sade bir şekilde devam ettirmiştir.
Tarzan hakkında söylencelerde pek çok çeşitlilik mevcuttur, ” Manisa Öncesi hayatına ait güvenilir ve bağımsız bir kaynak mevcut değildir. Kendisine farklı hayat öyküleri aktardığı sorulduğunda: Bana çok soruyorlar, her şeyimi merak ediyorlar, benden olağanüstü hikâyeler bekliyorlar ben de onları hayal kırıklığına uğratmıyorum ” demiştir.
Bu kitapta Tarzan’ın gerçek doğum tarihinin 1887 olduğunu ve 76 sene yaşadığını öğrenmekteyiz. 1932 tarihli Tasviri Efkar gazetesinde ondan garip bir sima olarak isminden de “ Hacı ”olarak bahsedilir. Önceleri hükümet binasının arkasındaki Çamlıkta bir kulübede kalmıştır. Tarzan’ın kişilik özellikleri arasında ilgi çekmeyi seven bir yönü vardır.1934 yılında Manisa’da, dünyada büyük yankı uyandıran Tarzan filmi gösterime girmiştir. Filmi çok sevmiş, film kahramanı Tarzan gibi davranmış halk da ona Manisa Tarzan’ı ismini vermiştir. Onun ömrünün sonuna kadar taşıyacağı bir unvan olmuştur.
Yanıp yakılan Manisa’nın yeşillenmesinde onun büyük hizmeti olmuştur. Binlerce ağaç dikmiştir. Çarşıdaki dükkânımızın karşısındaki dut ağacı için rahmetli Tezcan Karadanışman, “ bu ağacı Tarzan dikti” demişti.
Tarzan’ın şiirleri de vardır:
Yemyeşil ağaçlar nazlı çiçekler
Masum bir yavru gibi hep beni bekler
Gayretim onlara hep hayat ekler
Bana Türk İli’nin Tarzan’ı derler
*
Gayretim yurdumu cennet yapmaktır
Emelim çöllere orman katmaktır
Bu emel gün gibi parlamaktadır.
Bana Türk İli’nin Tarzan’ı derler
Her geçen gün daha betonlaşan şehirlerde ve ülkemizde, yeşile daha çok hasret kalmakta, Manisa Tarzan’ını bu yüzden, doğanın, ağacın, nefes almanın da sembolü olarak görmekteyiz.
Erkan Akbalık’ın, yoğun arşiv taraması yapılan, bu çok emek harcanan kitabında, Manisa Tarzan’ının söyleşileri, hakkında yazılanlar unutulmaktan kurtulup, kıyaslamalı ve bilgilendirmeli olarak karşımıza çıkmaktadır.