Bedriye Aksakal’ın Kitabı “Yitirilmiş Yıllar”

Mahalli kültür üzerine, Manisa’nın insanını, doğasını, tarihini, folklorunu araştırmış çok sayıda kitap yazmış Bedriye Aksakal’ın “Yitirtilmiş Yıllar” kitabı Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplarından 2026 yılı temmuzunda yayınlandı.

Eğitim ordusunun bir neferi olan Bedriye Aksakal, ilkokul öğretmenliği yaptı, otuz yıl sevgi çiçekleri dediği öğrencileriyle nice acı ve sevinçleri paylaştı.

İlkelerine bağlı ve doğruyu söylemekten çekinmeyen Öğretmenimiz, eğitim hayatında da zaman zaman zorluklar ve sürgünler yaşadı fakat bunlara göğüs germesini bildi.

Kitaplarının ötesinde çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları basıldı. Abdi İpekçi Barış ve Dostluk ödülünün yanında birçok ödülün sahibi oldu.

Kitap, Kurtuluş savaşına ve Manisa işgal acılarına Manisa Yangınına şahit olmuş Cumhuriyet tarihinin ilk zamanlarına, coşkusuna ve tarihi olaylarını beleğinde saklayan, yazarın deyimiyle tarihi çınarlarla yapılan röportajlar, önce Gazete sütunlarında yayınlanmıştı. Bu yazılar tekrar gözden geçirilip kitap haline getirildi.

Kitaptaki bu otuz “Cumhuriyet Çocuğu” hayatlarından kesitler ve hatıralarla bizlere aydınlatmaktadır. Şimdi kitaptan parçalar aktaralım:

Üç asra erişmiş, Osmanlı’nın son dönemlerinde doğmuş, Manisa’nın işgal acılarını ve Yunanlılar kaçarken yaktıkları, yıktıkları Manisa’yı görmüş, Cumhuriyet coşkusuyla yaşamış İki binli yılların değişen dünyasına da tanıklık eden, Bedriye Akgümüş: “Manisa’yı yakacaklar diye. Ulucami’nin üzerinden dağa kaçtık. Dağda birkaç gün kaldık. Biz dağdayken annemin sol koluna kör kurşun girdi, yaralandı… Sonrasında, Dağda bir fısıltı, düşmanın kovulduğu söylendi. Hepimizde hem sevinç hem hüzün vardı. Manisa bir cuma günü alındı. Dağdan alev alev yanan Manisa’yı seyrederken, feryatlarımız dağı taşı inletiyordu. Dağdan indiğimizde, çok üzüldük. Evlerimiz tarla gibi olmuş. Yanmış yıkılmıştı, deyip sonrasında hayatlarına ve Cumhuriyetli yıllara nasıl devam ettiklerini, anlatmıştır.”

Yine Tarihi çınarlardan Mededet Karaosmanoğlu, “Ortaokul son sınıftayken, Kurtuluş Savaşı başladı. Okullar kapandığı için evde meşgul oluyorduk. Annem evde bizimle uğraşıyordu... Kurtuluş Savaşı sırasında köşkümüz elimizden alınarak, Efsun askerlerinin karargâhı oldu. İhanet kol gezerken, babam ve ağabeyim tutuklandı… Cumhuriyetle ilgili olarak da: “Halkevine giderken çok şık giyinip giderdik. Gecelerde çeşitli etkinlikler, özellikle balolar yapılırdı. Halkevinde bir öğretmen, Yahya’nın yaşamını kitap olarak yazdı. Tiyatro, müzik, gezi, köy... İncelemeleri de yaptık... Bu arada halkevimize çok değerli insanlar geldi. Bir üzüm bayramı sırasında Hasan Ali Yücel’de geldi. Dur onun da fotoğrafları var...” diyerek yerinden kalkıp albümden iki fotoğraf çıkartıp verdi.”

Hepsi birbirinden kıymetli anlatılardan birinde de Nazif Akçalı yer almaktadır: Çok güzel bir ilkokul olan Sekiz eylül İlkokulunda okudum. İlk öğretmenim çok kibar bir hanım olan, cumhuriyet coşkusuyla yaşayan İnayet Ulaş’tı. O zamanlar öğretmenler çok idealistti. Ortaokul ve liseyi Manisa’da okudum. Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Fransa’ya gittim.” “Üniversite hayatımdan sonra Fransa’da yüksek lisans eğitimimi, asistanlık ve doçentlik tezlerimi hazırladım. Çalıştığım konular Türkiye ile ilgiliydi, Siyasi Partilerin, Türkiye’deki Faaliyetleri ve Durumlarıydı. Bu da kitap haline geldi. Doçentlik tezim ise; Türkiye’de Sivil Kuruluşların, Siyasi Kuvvet Olma Durumu. Bu hazırladığım konular Fransızca olarak basıldı. Sonra Ege Üniversitesinde çalıştım. “Hukuk Fakültesinde uzun yıllar Devletler Hukuku kürsüsünde ders verdim… 1967 yılında Türkiye’de 100 ahırlık büyükbaş hayvancılık yaptık, çeşitli sebeplerden olmadı sonra modern çiftçiliğe döndük,”

Bu değerli kitapta, geçmişten ileriye doğru bir ışık uzanmaktadır. Bu kitabın kalıcı olacağına inanıyor. Öğretmenimize teşekkür ediyoruz.