BAŞINA DEVLET KUŞU KONMAK

Türk milletinin tarih boyunca elde ettiği kazanımlarını, acı tatlı deneyimlerini anlatan veciz deyimlerimiz vardır. “Başına devlet kuşu konmak” deyimi de bunlardan birisidir.

Dilimizde halen kullanılmakta olan deyimlerimiz kadim Türk gelenek ve kültürünün kopmaz parçalarındandır. Adeta milletimizin öz benliğinden damıtarak dışa vurduğu törenin yaşayan tanıklarındadırlar.

Kişilerin beklemediği anlarda elde ettiği büyük mutluluk, fırsat ve talih sonrası kullanılan bu deyim köklü Türk töresinini kadim geçmişten getirdiği benlikle canlılığını koruyan ve devletin kutsiyetini de anlatan bir özelliğe de sahiptir.

"Başına devlet kuşu konmak" deyimi, yalnız kişilerin elde ettiği fırsatları, bahtlarının açıldığı anlamında kullanılmaz. Devletlerin de başına talih kuşu konabilir. Bu durum tarihte olduğu gibi günümüzde de güçlü bir iktidar, halkı devleti ve milletiyle bölünmez bir bütün olarak yaşatma azim ve gayretiyle ülkeyi yönetmek çin ant içen yöneticiler için de kullanılabilir.

Deyimin ifade ettiği Türk Mitolojinde yer alan ve daima yükseklerde uçan Hüma Kuşu inancı öyle güçlü bir inançtır ki hakkında türküler yakılmıştır. Erzurum yöresine ait olan "Hüma Kuşu Yükseklerden Seslenir" türküsünü derleyen her ne kadar Hulusi Seven olsa da zihin ve gönüllerde yer etmesini sağlayan Mükerrem Kemertaş’tır.

Hüma Kuşu’nun gölgesi kimin üzerine düşerse o kişinin talihinin açılacağı, iktidar olacağı,..., anlamına gelir. Hüma kuşunun gölgesi üzerine düşen aynı zamanda Tanrı’nın Kut verdiği kişidir. Ülkeyi yönetme iradesi kendisine verilmiştir.

“Devlet sahibi olma” deyimi ile “Başına devlet kuşu konmak” deyimleri ülke yönetiminde birbirlerini tamamlayan deyimlerdir. Ancak başına devlet kuşu konmuş devletlilerin dikkat etmeleri gereken en önemli husus Türk töresinden ayrılmamaları, düşmanla işbirliği yapmamaları, ülke ve millet yararına çalışmalarıdır.

Osmanlı döneminde de "devlet" kelimesi bugünkü anlamından daha geniş bir kullanım alanına sahipti. Bir kişinin "devlet sahibi" olması yalnızca devlet yönetiminde görev alması değil; aynı zamanda bahtlı, mutlu ve itibarlı biri olması anlamına da gelirdi. Bu nedenle "başına devlet kuşu konmak" deyimi, yüksek mevki elde etmekten beklenmedik bir servete kavuşmaya kadar geniş bir anlam çerçevesinde kullanılmaya başlanmıştır.

Türk kültüründe devleti yönetme ve iktidar olma, talih ve baht kavramları tarih boyunca önemli yer tutmuştur. Ancak bu anlayış yalnızca şansla açıklanmamaktadır.

Devletli olmak, çalışkanlık, dürüstlük, sabır ve iyi niyet gibi erdemlerin sonunda talihin kişiye güleceğine inanılmaktadır. Bu nedenle "başına devlet kuşu konmak" deyimi çoğu zaman hem şansı hem de kişi, grup, siyasi partiler, iktidar erklerinin hak ettiği güzel sonuçlara ulaşmasını ifade eden olumlu bir anlam taşımaktadır.

Deyim, Türk toplumunun umut, başarı ve mutluluk anlayışını yansıtan, Türk töresinin ayrılmaz bir kültürel unsurlardan biri olarak günümüzde de canlılığını korumaktadır.

Tarihte kısa süreliğine de olsa başına devlet kuşu konanların her zaman devletli olamadıkları, halkıyla barışık, vatan, millet ve devlet hayatında çok da iyi hatırlanmadıkları bilinmektedir. Bu tarihi sorumluluk gerçeğinden hareketle önemli olan ne pahasına olursa osun devlet hayatında bulunmak ve başına devlet kuşu konması mıdır yoksa başına konan devlet kuşunun vatan, millet ve devletin hayrına harcayıp harcamadığın mıdır?