Millî Mücadele yıllarında kahramanlıklar göstermiş ancak adı hatırlanmayan binlerce Türk yiğidi vardır.

Millî Mücadele’nin tarihini yazmak amacıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında çok önemli çalışmalar yapılmış ve kahramanlarımızdan bir kısmı ile ilgili yayınlar yapılmış, hatıralar derlenmiş ve bu önder şahsiyetler ölümsüzleşen simalar arasında yerlerini almış ve hayırla yad edilmeye devam etmektedirler.

Millî Mücadeleye gönüllü katılan, ön saflarda mücadele eden ve adeta göğsünü siper eden binlerce şehit, gazi ve isimsiz kahramanlarımızla ilgili mutlaka yeni araştırmalar yapılmalıdır. 

Genel Kurmay Başkanlığı tarafından hazırlana 6 ciltlik “Türk İstiklal Harbi” kitabı bu anlamda en önemli başvuru kaynak kitaplarımızın başında gelmektedir.

 “Türk İstiklal Harbi” kitabı daha çok askeri bilgiler, teknik, taktik ve askeri personele dair bilgileri detaylandırmaktadır. Söz konusu kitaba girmeyen ve yazılması gereken yüzlerce bilgi, hatıra, isimsiz kahramanlar zaman zaman hatıraların yazılmasıyla, dilden dile aktarılan kahramanlık hikayeleriyle milletin hafızasında yaşayagelmiştir. 

Resmi kaynaklarda isimlerinin çok da zikredilmediği, daha çok hatıralar yoluyla bizlere ulaşan Millî Mücadele Batı Anadolu Cephesi kahramanlarından iki örnek vermek isterim. 

Bunlardan birisi Yüzbaşı Gazi Hafız Ahmet diğeri ise Yıldırım Kemal’dir. 

Yüzbaşı Hafız Ahmet’le ilgili yazımız daha önce Tarihistan Sitesi ve Ö. Vatan gazetesinde 7 Eylül 2020 tarihli yazılarımızda detaylı bir şekilde bahsedilmiştir. İsteyen bu linkten bilgilere ulaşabilir. https://www.tarihistan.org/yazarlar/naci-yengin/milli-mucadele-kahramani-yuzbasi-gazi-hafiz-ahmet/7856/

Sizlere bugün Yıldırım Kemal’den bahsedeceğim.

Yıldırım Kemal’in Mili Mücadeledeki rolü 

Yıldırım Kemal’in hayatı ve Millî Mücadelede gösterdiği kahramanlık dillere destan olmuş ve günümüz gençlerinin ibretle okuması gereken ölümsüz şahsiyet arasında yerini almıştır.

Sayın Melike Bayrak Özçelik Hanımefendi’nin kaynak desteği olmasaydı bizlerin de Yıldırım Kemal hakkın bilgilerimiz sınırlı olacaktı. Ancak “Kurtuluş Savaşında Türk Süvarileri” kitabı ile tanışmamı sağlayan Özçelik sayesinde daha detaylı bilgi sahibi oldum Yıldırım Kemal hakkında.

İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunan ve İtilaf devletleri tarafından işgalinden sonra Manisa’ya gelen ve Kuvay’ı Milliye katılan Yıldırım Kemal gazi olmuş ve köylüler tarafından tedavi edilmiştir. Ancak Manisa Millî Mücadelesi ile ilgili buna benzer yüzlerce kahraman saymak mümkündür.

1899’da İzmir’de doğan Yıldırım Kemal şehit olduğunda 23 yaşındaydı. İzmir Nüfus müdürü Hasan Askeri beyin oğluydu. 

“Yunanlılar'ın İzmir’i işgal etmeleri üzerine babasından aldığı tabancasıyla ve üç günlük nişanlısını arkada bırakarak Manisa'ya gitmiş ve orada «Kuvay-i Milliye’ye katılmıştır. Düşmanla ilk çarpışmasını Manisa dağlarında yapmıştır. Düzenli Türk kuvvetleri kurulmadan önce düşmanı oyalamak, Anadolu içlerine kollarını sallaya sallaya serbestçe gitmesine karşı koymak için EGE’nin kahraman milisleri, efeleri yer yer direniyorlar, kurdukları birliklerle düşmanı umulmayacak yerlerde boğazlarda, derelerde yolunu kesip baskınlarla onu uğraştırıp oyalıyorlar, yavaşlatıyorlar, hızını kesip, kayıplar verdiriyorlardı. Bu, Atatürk Anadolu’ya geçip tümenleri toplayıncaya dek sürdü. Ve düşman asıl o zaman bir kayaya çarptığını görüp anladı.

İzmir’in kahraman evlâdı Yıldırım Kemal de 20 yaşında katıldığı bu ulusal mücadelede Manisa’da yaralanmış ve bir köye sığınarak canını kurtarmıştı. Bir Türk ninesinin sardığı yaralarıyla Akhisar’a doğru gitmiş orada katıldığı birliğiyle bir düşman piyade kolunu kılıçtan geçirmiştir. Balıkesir ve Bursa cephelerinde de çarpışmış olan bu korkusuz gözü pek ve atılgan genç daha sonra arkadaşlarıyla birlikte Mustafa Kemal Kuvvetleri’ne katılmıştı. İlk verildiği 57. Tümen’in içinde olarak Denizli, Çal, Çivril, sonra Afyon savaşlarında ve sonra Sakarya Meydan Savaşı’na katılmıştır. Sakarya'da Tümen Komutanının yaveriydi. Aldığı buyrukları bir yandan bir yana ve düşmana aldırmadan öyle bir çabukluk ve gözü peklikle ulaştırıyordu ki. Arkadaşları ona YILDIRIM adım taktılar. O artık Yıldırım Kemal’di. Sakarya kazanıldıktan sonra çok yorgun düşmüş ve zaten bünyesi çok zayıf olduğu için askerî doktorlar onu iyileştirmek ve dinlendirmek üzere Konya hastanesine gönderdiler. Burada haftalar geçti…”

Bu muharebe olurken Akçalar tepesinde bulunuyordum. Zayıf ve hastalıklı olması sebebiyle evvelce Konya Hastanesi’ne göndermiş olduğumuz genç teğmen Yıldırım Kemal ansızın karşıma çıkıverdi ve «Taarruz haberini alır almaz trene atladım geldim», dedi. Her vakit karargâh arkadaşlarına neşe saçan bu İzmir çocuğunu takdirle karşıladım ve muhafız süvari bölüğünde vazife görmesini söyledim. O bana cevap olarak «Kılıncımı sallıyarak İzmir’e en önde girmek isterim, beni en ilerideki bir alaya göndermenizi rica ederim», dedi. İkinci Tümene oradan da Küçükköy’de muharebe etmekte olan İkinci Alay’a gönderildi. İki saat sonra elim bir haber bu vatan yavrusunun Küçükköy İstasyonu’na hücum ederken şehit düştüğünü bize bildirdi.” 

Yıldırım Kemal elinde kılıç Küçükköy Tren İstasyonunu korumakla görevli olan II. Süvari Alayının ön saflarında çarpışan Yıldırım Kemal Burada şehit düştü.  

Babası 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren Türk askerlerine oğlunu sordu. Şahit düştüğünü söyleyemediler…

Küçükköy Tren istasyonu ismi Yıldırım Kemal Tren istasyonu olarak değiştirildi. Yıldırım Kemal ve silah arkadaşları adına 1966’da şehitlik yapılmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.