Şehrimizde Dere Mahallesinde Ağlayan Kayanın altında Revak Sultan Türbesi yer almaktadır, revak Sultan Horasan erenlerinden olup Halveti Şeyhidir ve Horasan Şeyhlerinden Barak Sultan’ın oğludur, Saruhan Beyliği döneminde yaşayan ulu bir kişidir. Vefat edince Manisa’da defnedilmiş ve 1371 yılında türbesi inşa edilmiştir. Revak Sultan Türbesini ziyaret ederken gördüğüm manzaralar karşısında ürperdim zira kırılan tarihi mezar taşları ile ihata duvarı yapılmış, kırılan mezar başlıklar ve mermer sarıklar yere gömülmüştür. Geçmiş yıllarda Spil Dağına yol açılırken Türbenin çevresinde bulunan tarihi mezarlık ortadan kaldırılmış ve mezarlar yolun altında kalmıştır.

Tarihi mezar taşları kırıldığından bu hazirede yatan zatların kimliğini bilememekteyiz ancak türbenin doğu tarafında iki selvi ağacının arasında Osmanlı İmparatorluğu döneminde Manisa’da ikamet eden meşhur keramet sahibi Kutb-u Ekber Hekim Abbas’ın mezarı bulunmakta idi. Araştırmacı yazarlarımızdan Sayın Ali Haydar Aksakal’ın tespitine göre keramet ehli ve ermiş Hekim Abbas isimli muhterem zat Serez’de dünyaya gelmiştir, babasının ismi Yusuf, annesinin ismi ise Sadiye’dir. On sekiz yıl Kutb-u Ekberlik yaptıktan sonra,  Anadolu’ya gelmiş, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde irşat görevi yaptıktan sonra Manisa’ya yerleşmiştir.  Keramet sahibi olduğunu ve kimliğini gizleyerek uzun yıllar Manisa’da İlahi hedefleri doğrultusunda faaliyetlerde bulunmuştur.

Hekim Abbas’ın keramet sahibi bir zat olduğunu anlayan zamanın şeyhülislamı, Sultan Mahmut’a durum hakkında bilgiler vermişlerdir. Sultan Mahmut, muhterem Kutb-u Ekber Hekim Abbas Hazretlerini İstanbul’a davet etmek için iki adamını gizlice Manisa’ya gönderir. Anlatılan hikayeye göre daveti kalp gözü ile öğrenen Hekim Abbas Hazretleri Karaköy semtine giderek bir kahvehaneye girer ve kendisine kahve söyler, veda kahvesini içerken yanındaki şahıslara “ Dostlar bizi ele verseler de, yar ele vermez.” diyerek uykuya dalar. Padişah Sultan Mahmut’un gizlice görevlendirdiği adamları kahvehaneye gelerek Hekim Abbas Hazretlerini sorarlar, o esnada uyumakta olan Hekim Abbas Hazretlerini uyandırmak isterler ama Hazret Hakka yürümüştür bile. Vefat haberi Padişaha bildirilir, Hekim Abbas Hazretleri Revak Sultan Türbesinin haziresinde, türbenin doğu tarafındaki pencerenin önüne toprağa verilir. Padişah Sultan Mahmut, İstanbul’da O’nun mezar taşını yaptırdıktan sonra mezarına koymak üzere Manisa’ya gönderir ve mezarının başucuna yerleştirilir.

Yüzyıllar sonra Revak Sultan Türbesinin haziresi talan edilerek ortadan kaldırılınca Yusuf Aturgil isimli duyarlı bir vatandaş mezar taşını Manisa Müzesine getirerek teslim etmiştir. Mezar taşı 163 numara verilerek muhafaza altına alınmıştır, mezar taşının akıbeti bilinmemektedir. Şehrimizin nüfusu büyüyünce, yeni mahalleler ortaya çıkmış ve eski mahalleler arasında kalan Ulu Mezarlıkta, Karaköy Mezarlığında, Ayn-i Ali, Terzi Baba, Haki Baba, Karaca Ahmet v.s türbelerinin,  İbrahim çelebi Camii, Alay Bey semtindeki tarihi Ferhat Ağa Camilerin hazirelerinde bulunan ve birçoğu yok edilen nice tarihi mezarlıklarda kim bilir hangi ünlü kişilerin mezarları kaybolmuştur.  Oysa tarihi mezarlıklar ve mezar taşları vatanımızın mührüdür, ecdat Yadigarları ve emanetleridir. Mezarlıklar ve mezar taşları bize ahretimizi de hatırlatmaktadır,  semtimize bir ilahi ruh kazandırmaktadır.                

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.