Sudan para kazanmak  mümkün olunca şişe suyu pazarı da katlanarak büyümekte…Dünya’da satılan toplam şişe suyu, 1990 başlarında 7,5 milyar adet civarındayken bu miktar 2000 başlarında 22 milyara fırlamış vaziyette…Küresel olarak aktif gıda konzernlerinin ve meşrubat üreticileri şişe suyu ve meşrubat  pazarında  da etkili pozisyon kapma savaşında birbirleriyle yarışmaktalar….Nestle bu konuda en başta gelen konzern…Pek çok tanınmış “Perrier, Evian, Vittel ve San Pelegrino” gibi şişe suyu markaları Nestleýe aıttır…Fakat Pakıstan, Çin Halk Cumhuriyeti, Vietnam gibi, dünyadaki “kalkınmakta” olan alım gücü düşük ülkeler için oluşturulmuş oldukları “ucuz” markalarla, basit çeşme suyunu da filtreleyip, şişeleyerek satmaktalar…Meşrubat piyasasının “efendileri” Pepsi ve Coca Cola da bu yarışta…Kendi şişe suyu markalarıyla yer almışlardır…Coca Cola’nın Bonaqua ve Dasani gibi markaları bulunmakta ve Dasani markası ile ABD ve Kanada’da Pazar savaşı vermekte…Büyük reklam kampanyaları  ile Coca Cola İngiltere pazarına “Dasani” markasıyla girmek ister…Lakın kısa zamanda ortaya çıkar ki şişelenen sözde maden suyu Sidcup isimli bir banliyöde doğrudan çeşmeden doldurulmaktadır…Dasani  maden suyunun Litre fiyatının 2,80 Avro olması düşünülmekteydi…Aynı  suyun lıtresinin  çeşme suyu olarak maliyeti ise 0,076 Cent idi….

Coca Cola’nın insani ve hukuki sınır tanımayan tavrını pek çok ülkede olduğu gibi, Manila’da da görmek mümkün…Manila’da sehir suyu sistemine bir türlü işlevsellik ve yaygınlık kazandırılamadığından yukarıda bahsetmiştik…Hal böyleyken fakir halkın evlerine bağlanmayan suyun bir şekilde sistemden çalındığı da görülmüştü…Tuhaf olan ise sistemden su çalanlar…arasında alışveriş merkezleri,  hastaneler gibi kamu kuruluşlarının da bulunması …Böylesine sistemden illegal su çekerek satanlar arasında adı geçen  kuruluşlar arasında Coca Cola olmuştu…

Coca Cola ve Pepsi  kendi  içeceklerinin üretiminde  özellikle dolum tesislerinin bulunduğu bölgedeki şehir suyu dağıtım sisteminin suyunu da  kullanmaktadır…Böylelikle dolum tesislerine çok uzak bölgelerden, külfetli maliyetlerle kaynak sularını taşımaktan kurtularak, litre fiyatı gülünç denebilecek derecede ucuza, neredeyse bedavaya (bir cent’ten daha az)gelen çeşme suyunu kullanmaktadır…Coca Cola 2000 yıllarında Hindistan’ın Kerala eyaletinde  sofra suyunu şişelemek ve kendi meşrubatlarını üretmek için bir tesis açar….Sadece bir yıl kadar sonra, yer altı su seviyesi süratle düşer ve çevredeki kuyular kurur….Bunun üzerine yerel halkın protesto eylemlerine başlamasıyla bölgesel hükümet , Coca Cola’ya verilen işletme ruhsatını uzatmama kararı alır. Buna karşılık Kerala  yüksek mahkemesi Bölgesel Hükümetin kararını geçersiz ve Coca Cola ‘nın uygulamalarını hukuki olduğu yönünde karar verir. Yüksek Mahkemenin bu kararı  bir  uzman heyetinin bölgedeki “ yer altı sularının durumu “ üzerine vermiş olduğu   bir rapora dayanmaktadır…Daha sonra bu raporu hazırlayan uzman heyetinin üyelerinden birinin  Coca Cola’nın temsilcisi olduğu ortaya çıkar…. 

Genellikle şişelenen su çeşme suyundan başka bir şey değil…ABD’den Avrupa’ya  ve Asya’ya uygulama genellikle bu yönde…Hatta bazen şişedeki suyun kalitesi, çeşme suyundan daha düşük olabilmekte …ABD’de doğal kaynakları koruma komisyonu başkanı 1999 da yapmış olduğu bir kontrolde 103 şişe suyu markasında aralarında eser miktarlarında arsen ve kolibakterinin bulunduğu çeşitli kirlenmeler tespit edilmiş olup, kontrol edilen suların dörtte birinin tekrar filtrelenmiş  basit çeşme suyu olduğu da görülmüştür….

Şehirlerde yaşayan ve zamanla daha fazla şehirlerin kenar banliyölerinde yoğunlaşmaları sağlanan geniş insan kitlelerinin “ temel ihtiyaç” olan  içme suyuna ulaşabilmeleri, peşin ödenmiş şişe suyu üzerinden olmak üzere planlanmış olduğu artık açıkça görünüyor….

Yazmaya başladığım toprak,  toprağın yok edilmesi, 2B arazileri, meralar ve su ile yazılarımız burada sona ermede…Küresel sermeye boş durmuyor ve ülkenin hem varlıklarına göz dikerek yerli halkın bu değerleri kullanmasını önlemek adına her türlü tezgahı yapmaktan da geri durmuyor…Buna karşın yöneticiler onların verdiklere talimatlara uyarak kendi halkının öz değerlerini  çalarak küresel sermayeye peşkeş çekmede kendisi açısından  bir zarar görmemekte…Bu dünya’nın  her geri kalmış bölgesinde aynı…Kendi öz kaynaklarımızı başkalarına kullandırmamalıyız….Gelecekte en büyük kavga”su” adına çıkacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.