Tarihte bilinen ilk Türk Devletlerinden olan Hunlar, Türk ve Dünya tarihinde çok etkili ve değiştirici rol oynamıştır. Büyük Hun Devletini efsanevi lideri Mete Han’dır(209-174). O’nun zamanında devletin toprakları Hazar Denizinden Çin Denizine kadar 18 milyon km2 ye ulaşmıştı. Mete’nin, Türklerin en yüce idarecilerinden Oğuz Kağan veya Kuran’da adı geçen Zulkarneyn olduğu iddia edilmektedir.

     Büyük Hun devletini babası Teoman kurmuş olsa da, hakiki kurucusu sayılacak Mete Han’ın, Çin İmparatoruna yazdığı mektuplardan o devir hakkında bilgiler sağlıyoruz. Mete Han, Orta Asya’daki eli yay çeken bütün kavimleri birleştirdiğini daha da önemlisi bu kavimlerin sulh-barış ve sükûn içinde yaşadıklarını söylemektedir.

     Mete’nin kurduğu bu siyasi ve kültürel birlik beş asır boyunca devam etmiş, kabileler arasında sosyal birlik-dayanışma daha da önemlisi dil birliği bu zamandan itibaren gerçekleşmiştir. Bu devrin önemli özelliklerinden birisi de çevre ve diğer devletlerle temas içinde karşılıklı iletişim ve kaynaşma sağlanmıştır. Bunun tabii sonucu olarak da iktisadi olarak da alışverişler yapılmıştır.

     Hunlar arasında çok sıkı bir toplum ve aile düzeni mevcuttur. Hun’lar tek tanrı inancı sahip bulunmakta ve Gök dinine inanmaktadırlar. Hun Devleti çok disiplinli ve kuvvetli bir savaşçı millet idi. Onluk sistem de dâhil olmak pek çok askeri taktik ve düzen geliştirmişlerdi. Ülke töre hükümlerine göre yönetilirdi. Hunlarda hayvancılık ve hareketli hayat olmasına rağmen ziraatla da uğraşmakta ve toprağı ekip biçmekteydiler. Hun çağında açılmış çeşitli sulama kanalları tespit edildi. Ayrıca gıda temin edilen kendilerine bağlı-tâbi şehirler mevcuttu. Türkler yaşayış, giyim kuşam, kullandıkları alet ve edavatlarla, kendilerine has bir farklılık yaratmıştır. Mö. 3 asırda Kenkol Kurganındaki buluntularda, başı ipek kumaşla sarılmış, ayağında çarık, ipek bir gömlek ve deri bir pantolon giyen Türk Kadınına rastlanmış idi.

          Hunlar ihtiyaçlarını temin etmek için de Çin’e akınlar yapmış, onları yıpratmış ve zor durumda bırakmışlardı. Çin Seddi de bu Türk akınlarına karşı koymak için yapılmıştır. Çin’in bugünkü başkenti Pekin Türkler tarafından kurulmuştur. Türk-Hun milletinin yoğun yaşadığı Orta Asya’da Türk Kültürü’nün özellikleri ve izleri açıkça görülmektedir. Türk kültürü batıda Rusya steplerine doğuda Çin’in kuzeyine tesir yapmıştı. Çinliler Türklerle baş edebilmek için giyim kuşam ve adetlerini almışlar ve ordularında benzer düzenlemeler yapmışlardır. Türk’lerin yaşadıkları ve kültür tarihi bakımından önemli olan Ordos Bölgesinde, hayvan mücadelelerini tasvir eden bronz eserler mevcuttu. Ordos Bronzları diye bilinen bu eserleri, antika toplayıcılığı yapan Paris Firmaları C.T. Loo ve Wannieck Pekin’deki pazarlardan satın alarak toplamış, Batıya getirmişlerdi. Bunlar gelişmiş Türk kültürünün izlerini barındırmaktaydı.

     Hunlar bir dönem sonra gerilemeye başlamış ve Doğu ve Batı olarak MÖ 46’da ikiye ayrılmışlardır. Bir boy Çin hâkimiyetini tanırken, Cici Han idaresinde kabilelerin bir kısmı ise batıya gittiler ve Türkistan topraklarına yerleştiler, Türkistan Gökleri Türk’e bayrak oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.