Kayseri’nin Ağırnas ilçesi Akçakaya köyünden işsizlik ve yoksulluk dolayısıyla Adana’ya göç eden Hacı Ömer SABANCI, hayatında hiç okula gitmemiş, okuma- yazma bilmeyen ve geçimini pamuk pazarında, çırçır fabrikalarında sırt hamallığı ile sağlayan bir köylüdür. Adana’daki çırçır fabrikalarına  pamuk taşıyan kağnı arabalarından dökülen pamukları yoldan toplar, biriktirir ve satar, para biriktirir. Çok çalışkan ve kazandığı her kuruşu biriktiren, tasarruf sahibi bir adamdır. Okur- yazar değildir ama geleceği gören bir adamdır. Sizlere büyüklerimizden dinlediğim bazı konuları aktarmak istiyorum.

       Rahmetli Başvekil  Adnan MENDERES, Adana’ya gelişlerinden birinde Hacı Ömer Ağayı çağırarak kendisine dokuma fabrikası kurmasını teklif edince Ömer Ağa” Sayın Başvekilim, benim okumam- yazmam yok, Milli Mensucat Fabrikasının müdürünü ve mühendislerinden birkaçını  bana verirsen fabrikayı onlara kurdururum.” der, Başvekil MENDERES, isteğini kabul eder, Ömer Ağa ilk fabrikası olan BOSSA’yı Seyhan nehri kenarına inşa eder. BOSSA, (Birlik Olalım Sanayi Sahasına Atılalım) cümlesinin ilk harflerinden meydana gelen bir isimdir. Fabrikanın açılışına gelen Başvekil  MENDERES’in bir şey dikkatini çeker, her şey mükemmeldir ama yemekhanedeki tabaklar kalın bakırdan yapılmıştır, niçin porselen değil bakır tabak tercih ettiğini sorunca Hacı Ömer  Ağa” Porselen koysaydım her  gün 5-10 tabak kırılır, ama bakır tabak düşerse eğilir bakırcıya düzelttirir yine aynı tabağı kullanırım.” diye cevap verir. Tasarrufun önemine dikkat çekmiştir.  BOSSA, Türkiye’nin ilk modern dokuma fabrikasıdır,

       Parasını değerlendirmek ve daha çok yatırım yapmak için kendi bankası olan AKBANK’ı  kurar, AKBANK (ADANA – KAYSERİ Bankası harflerinden oluşturulmuştur.)  büyük oğlu rahmetli İhsan(Güler Sabancı’nın babası), Adana Demir Sporun fanatik taraftarı idi, babasının yanında çalışmış ve genç yaşta kalp krizinden vefat etmiştir. Sakıp SABANCI, Orta okul   son sınıfta okurken sağlık sorunları baş gösterir,  Adana’nın meşhur Matematik öğretmeni Bakkal Mahmut, Hacı  Ömer Ağaya, Sakıp’ın okuyamayacağını söyleyerek  okuldan almasını tavsiye eder, böylece Sakıp Ağa, orta okulu bitiremeden  Akbank’ta veznede  para sayarak iş hayatına atılır. Matematik öğretmeni Mahmut Bey notu gramla tartarak verdiğinden dolayı öğrencileri,  O’na Bakkal Mahmut lakabını takmışlardır. Her öğretmenin bir lakabı vardır, şemsiyesinin dışı temiz içi çamurlu Hoca Arif Nihat, Atom Raşit, Baba Şevket, Noktalı virgül Mahmut, Efe Bekir, Kel Muhittin, Japonlu, Con Ali  v.s.  

       Hacı Ömer Ağa, İstanbul’da bulunan meşhur Atlı Köşkü 300 bin liraya satın alır, yaz tatilinde orada ikamet eder. Bir gün bahçedeki çim makinesi arızalanır, parçasının değiştirilmesi gerekir, parçayı sökerek yenisini almak üzere apar topar Sirkeci’ye gider, yanına para almadığını fark edince en yakın Akbank şubesine girer, kıyafeti bozuk, kirli ve yağlıdır. Kendisini tanımayan bayan memur sert bir ifade ile koltuklara oturmamasını, kirletmemesini ikaz eder, Hacı Ömer Ağa, doğruca Müdür odasına yönelir, Şube Müdürü Patronunu o kıyafette görünce önce şaşırır sonra elini öperek masasına davet ederek koltuğuna oturtur. Bayan memur,  olanları görünce azarladığı kişinin önemli biri olduğunu anlar ve korkudan ağlamaya başlar,  Hacı Ömer Ağa, olayı müdür beye anlatır ve memuru çağırarak ” kızım ben bu bankanın sahibiyim, benim malıma ve bankama sahip çıktığın için sana teşekkür ediyorum, senin gibi memurlara ihtiyacım var.” diyerek  bayan memuru teselli eder ve bu memurun ödüllendirilmesi için şube müdürüne talimat verir, ihtiyacı olan parayı alarak oradan ayrılır. 

       Günümüzde acaba kaç işveren bu düşünceye sahiptir ve böyle davranır? Özel ve aile hayatlarında aşırı cimri ve şatafattan uzak olan Sabancı ailesinin birinci kuşak mensupları hayır işlerinde elleri açık ve bonkör idiler, bu aile mensuplarından öğreneceğimiz çok şey, alacağımız dersler  vardır.    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.