Muhabir kullanıcısı
Muhabir kullanıcısı
01 Eylül 2021 Çarşamba 13:19
(Özel) Yoğun bakımda aşı pişmanlığı!..

Dünyanın ve Türkiye’nin mücadele ettiği koronavirüs salgınında aşının önemi her geçen gün artıyor. Araştırmalar aşı olanların hastalığa yakalansa bile daha hafif atlattığını ortaya koyuyor. Ancak aşı korkusu, sosyal medyadaki yanlış bilgiler nedeniyle bazı kişiler aşı olmaktan kaçınıyor. Türkiye genelinde tüm illerde birinci aşı oranı yüzde 75’i geçse de salgın tüm hızıyla devam ediyor.

Manisa’daki hastanelerde yoğun bakım ve koronavirüs servislerinde yatarak tedavi gören hastaların yüzde 88’i aşı yaptırmayan ya da eksik aşılı olan hastalardan oluşuyor. Yetkililer iki sinovac aşısının ardından üçüncü aşının da gerekli olduğunu ve hastanelerde ikinci ve üçüncü aşısını yaptırmayan kişi sayısının da arttığını belirtiyor. Hastanede yaşam savaşı veren hastalar aşı olmamanın da pişmanlığını yaşıyor. Manisa’da Gündem Gazetesi de hastaların yaşadıklarına yakından tanıklık etti, yoğun bakım servisine girip hastalarla konuştu.

YOĞUN BAKIMDA YAŞADIKLARINI ANLATTI

Güvenlik görevlisi olarak çalışan İbrahim Yaşacan da bu kişilerden biri. O aşı olmayı erteledi, gençliğine güvendi. Ancak yakalandığı koronavirüs hastalığı nedeniyle Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi’nin yoğun bakımında hayatta kalmak için mücadele ediyor. Yoğun bakımdaki odasında yaşadıklarını anlatan İbrahim Yaşacan, toplum sağlığı için herkesin aşı olmasını öneriyor.

‘GENÇLİĞİMİZE GÜVENDİK’

Koronavirüs salgınına yakalanan 39 yaşındaki İbrahim Yaşacan, aşı olmadığını ifade etti. Nefes almakta zaman zaman zorlanan Yaşacan, “ Hastalığa yakalandım, ilk önce karantinada ilaçlarımı kullanmaya başladım. 5 gün sonra ateşim yükseldi, aşırı öksürük de başladı. Ambulansla Merkez Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldım. Koronavirüs servisinde 7-8 gün yattım. Sonra yoğun bakıma aldılar, 3 günden beri yoğun bakımdayım. Şuan eskiye nazaran biraz daha iyiyim, solunumum iyileşti. Boğacak şekilde bir öksürük vardı, halsizlik ve eklem ağrıları çok vardı. Aşı olmak istiyordum da ya fırsat diyelim, imkan olmadı, olamadım işte. Keşke olsaydım. Erteledim, biraz da sağlığımıza güvendik, gençliğimize güvendik o yüzden” dedi.

“BİRAN ÖNCE AŞI OLUN”

Aşı olmayı erteleyenlere yoğun bakımdaki odasından çağrı yapan İbrahim Yaşacan, “ Aşılarını biran önce olsunlar, kendi sağlıkları için ailesinin sağlıkları için toplumun sağlığı için biran önce aşı olmalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

EN YAKIN ARKADAŞINI KAYBETTİ, KENDİ DE YAKALANDI

47 yaşındaki Hasan Arpacı da sosyal medyadan duyduğu yanlış bilgiler nedeniyle aşı olmadı. Koronavirüse yakalanan kendisi gibi aşı olmayan en yakın arkadaşını hastaneye götürürken delta varyantına yakalandı. Arkadaşı hayatını kaybetti, o ise günlerdir Manisa Şehir Hastanesinde koronavirüs servisinde yaşam mücadelesi veriyor. Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgide olan Arpacı, virüse yakalandıktan sonra aşının önemini daha iyi anladığını söylüyor.

Akciğerlerinde zatürre başlayan Hasan Arpacı, yaşadıklarını anlatırken önemli mesajlar verdi. Arpacı, “Kendim çok okuyan bir insanım, birçok videolar izledim, kitaplar okudum. Tabi insanda evham oluşuyor. Aşıya güvenemedim. Ama ne zamanki başınıza geliyor, hastaneye düşüyorsunuz o zaman anlıyorsunuz. Ben de bunu en yakın arkadaşımı delta varyantı nedeniyle 8 günde kaybettiğimde anladım. Ben de onu hastaneye götürürken delta varyantına yakalandım. Hastanede deltaya yakalanıp birçok hastanın öldüğünü öğrendim ve çoğu yoğun bakımda. Yoğun bakıma girmeden, sadece tek bir hasta benim olduğumu söylediler. Şu anda ben de yaşam mücadelesi veriyorum, inşallah atlatacağım” dedi.

“İLK İŞİM AŞI YAPTIRMAK OLACAK”

Aşı olmamasından dolayı pişmanlık duyan Hasan Arpacı, “Buradan aşı olmayan herkese sesleniyorum. Aşı olmayarak çok büyük bir hata yapıyorsunuz. Ne zaman ki çok yakın arkadaşımı kaybettim, ben de o pozisyona düştüm ki anladım bu iş aşısız çözülmeyecek. Hastaneden çıkınca ilk işim aşı olmak olacak.  Ben aşı olmadığımdan dolayı pişmanım. İnsanın sevdikleriyle sınanması kötü bir şey. Buradan baktığınız zaman hastane penceresinden iki tane yer gözüküyor. Birisi mezar birisi yaşam. Biz araftayız şu anda. İkisinden birisini seçeceksiniz. Eğer aşı olmuş olsaydım o zaman hastane ve yaşamı seçecektim. Çünkü aşı olup da ölenlerin ölüm oranlarının çok düşük olduğunu biliyorum. Aşı olmak ölmemek, aşı olmamak ölümle yaşam arasında tercih yapmaktır bana göre” diye konuştu.

DOKTORLARDAN ÖNEMLİ UYARI

Manisa Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Yeliz Özen de, yoğun bakım ve koronavirüs servislerinde yatan hastalarının büyük çoğunluğunu aşı olmayan kişilerin oluşturduğunu söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Yeliz Özen, “En etkin silahımız hastalıkla korunmada aşıdır. Biz hastanemizdeki hastaları değerlendirdiğimizde yoğun bakımdaki ve servisteki hastalarımızın yüzde 80’inin aşısız veya eksik aşılı olduğunu tespit ettik. Şu anda Manisa ilimizde hastanemizde kurulan aşı çadırlarında tüm halkımıza randevusuz olarak aşı yapılmaktadır. Ben halkımıza aşı olmanın bireysel bir karar olmadığını, toplumsal bir gereklilik olduğunu hatırlatıyorum ve herkesi aşı olmaya davet ediyorum. Aşısız hastalarımızın yoğun bakım yatış oranları daha yüksek ve hastalığı aşılı hastalarımızın çoğu evde hafif bir seyirle atlatırken aşısız hastalarımız genelde hastanede yatarak takip edilmek durumunda kalıyorlar ve çoğu yoğun bakım belki de ölümle sonuçlanan bir sürece gidiyor. Aşısız ve eksik aşılı hastalarımızın şu anda yüzde 88’i hastanelerde yatmakta ve takip edilmekte” dedi.   / Nermin UÇTU'nun Özel Haberi

Son Güncelleme: 01.09.2021 13:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.