Dün saat 16.00 itibari ile adına “Barış Pınarı” denen harekat başladı. Önce Uçaklarımız belirlenen hedefleri vurdu, ardından fırtına obüsleri devreye girdi ve gecede kara harekatı başladı. Böylece Fırat’ın doğusunda yuvalanan Amerikan destekli PYD / YPG/PKK unsurlarına karşı güvenli bir bölge yaratmak ve ülke güvenliğini/bütünlüğünü  sağlamak adına bir operasyon ya da daha büyük olan harekat başladı.  Orta Doğu coğrafyası itibarı ile çok karışık, Birinci dünya harbi neticesinde oluşturulan yapay devletçiklerin güdümlü olması nedeniyle de emperyalistlerin her zaman ellerinin uzandığı bir bölge. Hala bu bölge her türlü karışıklığın içinde. Hele geçmiş yıllarda Bush’un güvenlik danışmanı Condoliza Rice’ın söylediği gibi “Orta Doğu’da 22 ülkenin sınırları değişecek buna Türkiye’de dahil” demişti. Bu Genişletilmiş Orta Doğu Projesi bu gün bile İsrail lehine hala tıkır tıkır işlemekte. İsrail’in 90 milyonluk Arap dünyasının arasında yalnız kalmaması için yapay bir Kürt Devleti oluşturulmak istenmesi bilinen bir şey. İsrail’in buna şiddetle ihtiyacı var. Yom Kippur savaşından sonra İsrail’in Golan tepelerini işgal etmesi ve daha sonrada daha da genişlemek adına bu seçimlerde de Netanyahu’nun batı Şeria’yı işgal edeceğini söylemesi İsrail’in niyetinin ne olduğunu göstermesi bakımından enteresandır. Amerika’nın YPG/PYD yapılanmasına binlerce TIR’lık silah göndermesi ve 60 bin kişilik bir ordu hazırlaması Türkiye’nin doğusunda bir uydu devlet yaratmaya çalışması ve olaya PKK’nında dahil edilmesi dört ülkeyi tehdit etmektedir. Türkiye, İran, Irak, Suriye’den koparılacak topraklarla oluşturulacak bir büyük Kürdistan ile İsrail’in geleceği güvence altına alınmak isteniyor. Burada Türkiye’nin asıl yapması gereken Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyarak oradan gelmesi muhtemel bir terör belasına karşı 35 km’lik bir güvenli bölge oluşturabilmesidir. Emperyalizmin Orta Doğu’daki planları hiçbir zaman bitmemiştir. Sykes-Picot antlaşması ile başlayan Balfour deklarosyonu ve Birinci Dünya savaşından sonra suni oluşturulan devletler olayı bu günlere taşımıştır. Sykes Pıcot antlaşması, İngiltere ve Fransa arasında sağlanan antlaşma olup Osmanlı İmparatorluğunun Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımını ele alan gizli bir anlaşmadır.16 Mayıs 1916. Balfour Deklarasyonu, Lloyd George’nun başbakanlığındaki Britanyalı savaş kabinesinde dışişleri Bakanı olan Arthur Balfour’un girişimleriyle başlatılan ve sonuçta Filistinde bir Yahudi devletinin –İsrail-kurulmasıyla sonuçlanan bir girişimdir. 1917 yılındaki bu deklarasyon, İlk Balfour deklarasyonudur.2  Kasım 1917 yayımlanmıştır. Tarihsel süreciyle anlatmaya çalıştığım bu Ortadoğu hikayesi, bu harekat bittikten sonra da problem olmaya devam edecektir. Çünkü bilinen enerji yatakları bu bölgede olduğu müddetçe bu kavga bu bölgede devam edecektir. Burada önemli olan Türkiye’nin emperyalist güçlerden arınarak tam bağımsız bir ülke haline gelerek güvenliğini ebed müddet sağlamasıdır. Fakat izlenen politikalar neticesi yapılan hatalar sonucu  bu harekatı yapmaya mecbur kaldık. Şayet Türkiye ABD’nin kuyruğuna takılıp Suriye yönetimi ile bozuşmasaydı Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanıp terör örgütleri bu topraklarda İŞİD’de dahil yuvalanmasıydı, bu gün bu harekata ihtiyaç olmayacaktı. Dilerim bu harekat neticesi ABD ve Avrupa’nın karşı çıkmasına rağmen başarılı olur ve askerimizin ayağına taş değmez, giden evlatlarımız sağ salim geri dönerler ve bu işi en az zararla kapatabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.