23 Nisan 1920 tarihinde BMM açılış tarihi. I. BMM bir yandan vatanı işgalcilerden temizlerken bir yandan da yeni bir sistemin meşruiyet kazanması için önemli adımlar atmıştır. Bunlardan birisi meclisin açılması ve yeni bir hükümet kurmak bir diğeri ise bağımsızlığın en önemli sembollerinden olan İstiklal Marşının 12 Mart 1921’de kabul edilmesidir.

Malumunuz Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan 1924’ten bu yana kutlanan milli bir bayramdır. Ancak bu yıl malum sebeplerle kutlanması geçmiş yıllarda olduğu gibi daha sönük geçecektir. Bu anlamda meclisin açılmasını ülke sathında kutlamak amacıyla camilerden halka yapılacak yayınlarla gerçekleştirmek mümkündür. Bunun yolu da İstiklal Marşını minarelerden, balkonlardan okumak ve milli egemenlik düşüncesini millete hatırlatmaktan geçmektedir.

İstiklal Marşımızın minare ve balkonlardan okuma fikrini bir farkla canı gönülden desteklerim. Bu konuda hangi saatte okunması gerektiği düşüncesi Yüce Meclisin açıldığı saat olmalıdır.

İstanbul’da Osmanlı meclisinin İngilizler tarafından dağıtılmasından sonra ülkede temsil sıkıntısı baş gösterdi. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları İstanbul’dan gelen milletvekilleriyle birlikte İstanbul meclis başkanı Celalettin Arif Beyin de katılım ve desteğini alarak yeni bir hükümet ve meclis kurma çalışmalarına hız vermiştir.

Temsil Heyeti 21 Nisan 1920 tarihinde yayınladığı bir bildiri ile meclisin 23 Nisan 1920 tarihinde açılacağını duyurdu. 23 Nisan 1920’de BMM Cuma günü Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından BMM dualarla açıldı. Meclis başkanlığına yaşından dolayı Sinop Milletvekili Şerif Bey seçildi.

İstiklal Marşı ve Meclisle ilgili yayınların camilerden okunması gereken bir saat aranıyorsa o saat öğle namazının bitiş saatidir. Bu da illere göre değişeceği ve salgın nedeniyle namazlar camide kılınmadığı için 13.30 olmasında bir mahsur yoktur.

Bazı çevrelerin İstiklal Marşının camilerde okunmasına karşı çıkışlarını anlamak mümkün değildir. Resmi bir uygulama olmadığı için saate takılmak gereksizdir.

İstiklal Marşı bizler için kutsi bir marştır. 

Her ne kadar teamül olarak çok fazla örneği olmasa da sonuçta İstiklal Marşımız da dini ve milli referans noktamızdır. Her milletin istiklal marşı belki aynı anlam ve duygu yoğunluğuna sahip olmayabilir. Ancak Türk Milletinin dini bir metin gibi kabul ettiği İstiklal Marşının cami gibi ibadet merkezlerimizin bir parçası olmasından daha doğal bir durum olamaz.

Her şeye rağmen millet olarak milli günleri de es geçmemek gerekir. 23 Nisan 1920’de I. TBMM açıldı. Hem de ne kadar zor şartlar altında. Bugünlere özgürce, başımız dik gelebildiysek o günlerde verilen zorlu ve özverili mücadelenin alın terine, emeğine, inanmışlığına ve adanmışlığına borçlu olduğumuz akıllardan çıkarılmamalıdır. Meclisimiz ve İstiklal Marşı’nın yazılma süreci, barındırdığı anlam da o zorlu şartların sonucudur. 

“Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli

Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli”

Türk-İslam dünyasının son kalesinin, son mabedinin kurtarılma sürecini anlatır bir bakıma İstiklal Marşı. Verilen mücadelenin anlamını, kutsiyetini anlatır. 

“İstiklâl Marşı: Bir millî mutabakat metnidir.

Milletler de hatıralar, gelenekler, tarih ve millî mukaddesatla yaşamaktadır. Onun için eser, sanatkârının değil bütün milletin ortak malıdır. Üstelik İstiklâl Marşı, “millî duygu ve heyecanı her zaman ayakta tutacak derecede yüksek büyük bir sanat eseridir.”

Kur’an ayeti, peygamber sünneti değildir belki ama Kur’an ve Sünnetin Türk aklıyla yoğrulmuş bir çığlığıdır marşımız. O yüzden camilerde okunmasında bir sakınca görülmemelidir. Milli marşlarımızın hepsi gibi camilerimiz, cem evlerimiz ve her türlü ibadet yerlerimiz bir anlamda gönlümüzün mekanlarıdır. Gönülden söylenen her söz bir anlamda duadır, marştır, türküdür. Hoca Ahmet Pirimiz yolunca hikmetli sözlerdir. Yunusça söylenirse söz ilahileşir, semaya çıkar öz benliğimizden dökülen dilimiz, marşımız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.